Hoş geldiniz ÇAĞDAŞ KABLO SANAYİ VE TİC. A.Ş. Yetkili Kullanıcı Son Giriş: 02.01.2026 10:15
  • Duyurular
  • Tüm Faaliyetler
    06.01.2025
    A Blok Kat Malikleri Yöneticiliği 2025 Olağan Kat Malikleri Genel Kurul toplantı
    30.11.2022
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızın 99. yılını PERPA 8. kat ATATÜRK Köşemizde kutladık.
    Cumhuriyetimizin 99. yılı kutlama töreni, 28 Ekim 2022 Cuma günü saat 12:00'de, Perpa 8. Kat Atatürk büstü önünde yapıldı. Tören Programı, Anı SAĞNAK tarafından sunuldu. Program,  A ve B Blok yönetimlerinin çelenklerinin konulması, diğer kurumların çelenleklerinin sunulmasının ardından, saygı duruşu ile beraber İstiklal Marşı okundu.  Törende, günün anlam ve önemini anlatan konuşmayı,  Perpa B Blok Yönetim Kurulu  Başkanı Hacı DEMİR yaptı. Program konuşma sonrasında son buldu. Tören'e Perpa A ve B Blok yönetimleri, çalışanlar ve Perpalılar yoğun ilgi gösterdi.  
    05.09.2022
    Yağmur Tahliye Boruları Yenilendi
    Perpa Ticaret Merkezi A Blok'ta Yağmur Tahliye Boruları Yenilendi Perpa A Blok yükleme alanında bulunan zamanla yıpranmış ve tıkalı olan borular yenileriyle değiştirilerek yoğun yağmurlarda yükleme alanında oluşan su birikintilerinin önüne geçilmiştir.
    21.11.2019
    Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkan Adayı Ahmet Nur ÇEBİ Perpa'yı ziyaret etti.
    Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün 20 Ekim 2019 tarihinde gerçekleştireceği Genel Kurul öncesi, Başkan adaylarından Ahmet Nur ÇEBİ Perpa'yı ziyaret etti. 18 Ekim 2019 saat 17:30'da B Blok Mithat Yümlü Konferans Salonunda Perpa Beşiktaşlıları ile biraraya geldi. Beşiktaş için yapılacak çalışmaları ve projeleri hakkında bilgi verdi.  Perpalı Beşiktaşlıların sorularını yanıtlayan ÇEBİ'ye ,toplantı sonrası  PERPA Yönetimleri tarafından teşekkür plaketi verildi.    
    21.11.2019
    Perpa A ve B Blok Yönetimleri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İMAMOĞLU'nu makımda ziyaret ettiler.
    Perpa A  ve  B Blok Yönetim Kurulu Başkanları  Hasan SEZGİN ve Hacı DEMİR,  Yönetim Kurulu üyeleri ile  PERGİP ve PERSİAD Yönetim Kurulu üyeleri Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İMAMOĞLU'nu makamında ziyaret ettiler. Yapılan ziyarette PERPA için yapılabilecek çalışmalar ve çalışmaların hızlı bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli destek talep edildi. Toplantı sonrası , A Blok Yönetimi tarafından TBMM temalı tablo , B Blok Yönetimi tarafından da Ekrem İMAMOĞLU ziyareti esnasında çekilen  Resim Kolajlı bir tablo hediye edildi.  Büyükşehir Belediye Başkanımız Perpalılarla biraraya getirmek üzere, Perpa'ya davet edildi.  
    21.11.2019
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızın 96. Yılını PERPA 8. ATATÜRK Köşemizde kutladık.
    Cumhuriyetimizin 96. Kuruluş yılı Perpa’da törenlerle kutlandı. 28 Ekim 2019 Pazartesi günü Saat 12:00’de Perpa Atatürk büstünün önünde toplanılarak başlandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra Atatürk Büstüne, Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin ve B Blok Başkanı Hacı Demir tarafından çelenk bırakıldı. Çelenklerin konulmasından sonra Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin ve B Blok Başkanı Hacı Demir tarafından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin’in Konuşması; Değerli Konuklar, Sevgili Perpa’lılar, Bugün burada, Türk ulusunu bağımsızlığa kavuşturan Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş bir ülke olma hedefi ile bizlere bırakmış olduğu en büyük miras olan, laik ve demokratik Cumhuriyetin ilanının 96. Yılını, birlikte kutlamanın mutluluğu içerisindeyiz. Hepiniz hoş geldiniz. Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun.   Sevgili Perpa’lılar, 1919 yılında başlayan kurtuluş savaşının bütün olumsuzluklara rağmen iç ve dış düşmanlara karşı kazanılması ve bununla birlikte,  Laik Demokratik,  Cumhuriyet’in ilan edilmesi dünyadaki en büyük destanlardan biridir. Devrimdir. Cumhuriyet bir mucizedir. Öyle ki bütün tarih kitaplarında yer alan 1789 Fransız devrimi; ülke içinde monarşiye karşı,  1917 Rusya devrimi;  Çar yönetimine karşı yapılmış bir halk devrimiyken, Bütün mazlum Milletlerin umudu olan, Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyet’i, içeride saltanata, dışarıda ise ağzından salyalar akan, yeni sömürgeler arayan emperyalist, ülkeler, yani tam, anlamıyla,  yedi düvele karşı kazanılmış bir zaferdir.   Sevgili Perpalılar , 29 Ekim, herhangi bir tarih değildir, özellikle seçilmiş bir tarihtir. Büyük Önder Atatürk’ün,  unutmadığı ve asla kabul etmediği, 30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı imparatorluğu ile müttefik devletler arasında imzalanan, Mondros antlaşmasının çöpe atıldığı tarihtir. Hepinizin bildiği gibi, Mondros antlaşması, Türk ordusunun silah bırakmasını emreder. Bu da yetmezmiş gibi, 10 Ağustos 1920 tarihinde Osmanlı imparatorluğu ile müttefik devletler Arasında mutabakata varılan, Sevr antlaşması ile yok sayılan bir milletin var olma mücadelesidir, yaşam mücadelesidir, bütün olumsuzluklara rağmen hayata geçirilen bir bağımsızlık nişanıdır.   Dünyada eşi benzeri yok denecek kadar azdır. Cumhuriyet Anadoluda yazılan son büyük destandır. Bu destanı yazmak, Atatürk ile silah arkadaşlarına nasip oldu. Bu destanın adı da Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyetidir…   Sevgili Perpa’lılar, Ulu Önder Atatürk’ün 29 Ekim 1923 tarihinde ilan ettiği Cumhuriyet, Türk milletine bırakılmış en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir. Ulusumuz saltanatın yıkılmasından sonra, Cumhuriyetle birlikte ulusal bir devletin onurlu, özgürce düşünebilen ve eşit haklara sahip yurttaşları haline gelmiş, insan hakları evrensel bildirgesinde yazılı olan haklara kavuşarak,  “bütün insanlar  özgür doğar, herkes ırk, renk, cinsiyet, dil ve din farkı ve ayrımı gözetilmeksizin eşittir” ilkesini benimseyerek, seçme ve seçilme hakkı ile birlikte devletin tek ve gerçek sahibi olmuştur.   Bugün, Cumhuriyetin ve Demokrasinin ne olduğunu öğrenmek ve görmek için Ortadoğu coğrafyasına ( Irak, Libya, Mısır, Yemen, Suriye ) bakmak, yeterli olur. Bitmeyen savaşlar eksik olmayan ölüm ve gözyaşları… Bu nedenle, bizlere ve gelecek nesillere düşen en önemli görev; Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve Milletiyle, bölünmez bütünlüğünü savunmak, Atatürk ilke ve İnkılaplarını,  koruyup kollamak, iç ve dış tehditlere karşı duyarlı olmaktır. Unutmayınız ki; Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti bu güzel vatanın bölünmez bütünlüğünün çimentosudur. Türkiye, yaklaşık 2 milyar nüfusa sahip İslam dünyasında, Laik ve Demokratik Cumhuriyet ile yönetilen tek çağdaş ülkedir.   Asla unutmayalım… Cumhuriyet Beynimizdir… Cumhuriyet Yüreğimizdir… Cumhuriyet Özgürlüğümüzdür… Asla Vazgeçmemeliyiz…   30 Ekim 1923 sabahı,  Cumhuriyet'in ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in ilk gününde, Cumhuriyet'in ilk başbakanına kendi el yazısı ile yazdığı mektubunda şöyle diyordu: “Bize, geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı, yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız, kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu, özgür bir toplum oluşturmak, çağdaşlaşmak, bu ideali gerçekleştirmek zorundayız, bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim,  Allah yardımcımız olsun.” Hiç kimse unutmasın ki, bu güzel Vatan’ı bir koltuk uğruna bütün değerlerinden vazgeçenler kurtarmadı, aksine Türkiye Cumhuriyet’ini uğrunda canlarını ve aşklarını feda edenlerle, önce vatan diyen kahramanlara borçluyuz. Bize emanet edilen Cumhuriyet, bütün bedelleri ödenmiş bir hayat pınarıdır. Suskunluğumuz, susuzluğumuza dönüşmeden; vakit, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk’ün ilke ve devrimleri… diyerek haykırma vaktidir. Cumhuriyeti bekleyen tehlikelerle mücadele etmenin tek yolu, Cumhuriyete ve onun kuruluş felsefesine daha sıkı bağlanmaktır.   Terörün olmadığı, askerlerimizin şehit düşmediği, canlı bombaların kendini patlatıp katliam yapmadığı, Cumhuriyet düşmanlarının darbe yapmadığı bir Türkiye umuduyla; 96 yıl önce büyük mücadelenin başarılmasında ve Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyetin Kurulmasında emeği geçen, başta Büyük Önder Atatürk olmak üzere ve bu uğurda hayatlarını kaybeden, kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi, bugün bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Hepinizin Cumhuriyet Bayramını tekrar kutluyorum. Saygılarımı sunarım. https://youtu.be/bdpeiplyZ9k  
    10.10.2019
    SİVAS KONGRESİ'NİN 100. YILI KUTLU OLSUN.
    4 Eylül: Sivas Kongresi 100 yaşında! Sivas Kongresi önemi ve tarihi;   Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 4 Eylül 1919 tarihinde Milli Mücadelenin merkezi olarak açılışını yaptığı Sivas Kongresi 100 yaşında! Manda ve himayenin kesin olarak reddedildiği Sivas Kongresi'nin 100. yıl dönümü. Ülkenin kurtuluşu ve bağımsızlığı adına Erzurum'dan sonra toplanan Sivas Kongresi'nde kritik kararlar alınarak bugünkü Türkiye'nin temelleri atıldı. Sivas Kongresi kararları ve sonuçları… Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk ve silah arkadaşları tarafından 4 Eylül 1919'da gerçekleştirilen Sivas Kongresi'ne ev sahipliği yapan Sivas, ulusal bağımsızlık düşüncesinin benimsendiği, ulusal kurtuluş mücadelesine ışık tutacak kararların alındığı önemli bir şehirdir. GÜVENİLİR KENT OLARAK BİLİNEN SİVAS   Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'da başlattığı ulusal kurtuluş mücadelesini Amasya'dan sonra, 27 Haziran 1919'da ''güvenilir kent'' olarak gördüğü Sivas'a gelerek sürdürdü. Sivas'ta yapılan toplantıda ülkenin durumu görüşülerek, en kısa zamanda kentte milli bir kongre yapılmasına karar verildi. Erzurum Kongresi'ne katılmak üzere Amasya'dan ayrılan Kemal Paşa, 27 Haziran 1919 günü Sivas'a geldi. Sivas Kongresi ile ilgili gerekli talimatları vererek 28 Haziran'da Erzurum Kongresi'ni toplamak için harekete geçti. Mustafa Kemal Paşa, 2 Eylül 1919'da yeniden geldiği Sivas'ta 18 Aralık 1919'a kadar kaldı. Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki heyet tarafından 4 Eylül 1919 Perşembe günü saat 14.00'te bugünkü Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi binasında, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi yapıldı. MANDA TARTIŞMALARINA SON VERİLDİ   Resmi çalışmaları 7 gün süren kongrede, Mustafa Kemal Atatürk başkanlığında ulusun kurtuluşu için kritik görüşmeler yapıldı. 8-9 Eylül 1919 tarihlerinde "manda" tartışmalarının yaşandığı kongre, 11 Eylül 1919'da sonuç bildirgesinin yayımlanmasıyla kapandı. Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 12 Eylül 1919'da halkın da katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, ulusun kurtuluşu için çeşitli kararların yer aldığı kongre beyannamesini yayımladı. CUMHURİYET'İN İLANINA KAPI ARALADI   Atatürk başkanlığında 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde gerçekleştirilen Sivas Kongresi ile "milli egemenlik" ve "milli irade" kavramları devlet hayatına yansıtılmaya başlandı. Halkın bütününü kapsayan ilk örgütsel faaliyet Sivas'ta gerçekleştirildi ve Sivas Kongresi, şekli ve içeriği itibarıyla adeta milli bir meclis işlevi gördü. Kongrede yeni seçilen üyelerin katılımıyla yurdun tamamını kapsayan Heyeti Temsiliye sayesinde ulusal hareketin meşru organları biçimlendirilmiş oldu. Halkı ülke geleceği için harekete geçiren Kongre, 9 Eylül 1922'de büyük bir zafere kapı açıp 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla taçlandı. SİVAS KONGRESİ KARARLARI   Kongrede alınan kararların tamamı şöyle: 1. Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında gerçekleştirilen Ateşkes Antlaşması'nın, imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihindeki sınırlarımız içerisinde kalan ve her noktasında büyük bir çoğunlukla Müslümanların yaşadığı Osmanlı ülkesi, biri diğerinden ve de Osmanlı toplumundan ayrılması mümkün olmayan ve hiçbir sebeple de ayrılamayacak olan bir bütündür. Bu topraklarda yaşayan bütün Müslümanlar; birbirlerine karşı saygı ve fedakârlık duygularıyla dolu, ırki ve toplumsal haklarıyla çevresel şartlara tam anlamıyla saygı gösteren öz kardeştirler. 2. Osmanlı toplumunun bütünlüğü ve millî bağımsızlığımızın sağlanması, yüce halifelik makamının ve saltanatın korunması için millî güçler kesinlikle etkili olacak ve millet iradesi egemen kılınacaktır. 3. Osmanlı ülkesinin herhangi bir kısmına karşı gerçekleştirilecek bir müdahale ve işgale, özellikle vatanımızda bağımsız bir Rumluk ve Ermenilik oluşturulması amacına yönelik hareketlere karşı Aydın, Manisa ve Balıkesir cephelerinde, millî çarpışmalarda olduğu gibi birlikte savunma ve karşı koyma ilkesi kabul edilmiştir. 4. Öteden beri aynı vatan içinde birlikte yaşadığımız Müslüman olmayan bütün halkların her türlü hukuki eşitlikleri tamamen saklı olduğundan, anılan halklara siyasi egemenlik ve toplumsal dengemizi bozacak ayrıcalıkların verilmesi kesinlikle kabul edilmeyecektir. 5. Osmanlı Hükümeti, dışarıdan gelecek bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir kısmını terk ve ihmal etmek zorunda kaldığı takdirde halifelik ve saltanat makamıyla vatan ve milletin korunmasını ve bütünlüğünü sağlayacak her türlü önlem ve kararlar alınmıştır. 6. İtilaf Devletlerince Ateşkes Antlaşması'nın imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihindeki sınırlarımız içinde kalan ve çoğunlukla Müslümanların yaşadığı kültür ve uygarlık üstünlüğü Müslümanlara ait olan bu ülkede; toprak bütünlüğümüzün parçalanması düşüncesi tamamen terk edilerek bu topraklar üzerindeki tarih, ırk, din ve coğrafyayla ilgili haklarımıza saygı gösterilmesini, buna aykırı girişimlere son verilmesini ve böylece hak ve adalete dayanan bir karar alınmasını beklemekteyiz. 7. Milletimiz; insani, çağdaş amaçları yücelten ve teknikle, sanatla, ekonomiyle ilgili durum ve ihtiyaçlarımızın bilincindedir. Bundan dolayı; devlet ve milletimizin iç ve dış bağımsızlığı, vatanımızın bütünlüğü saklı kalmak şartıyla altıncı maddede belirtilen sınırlar içinde, milliyet ilkelerine saygılı ve memleketimize karşı istila amacı taşımayan herhangi bir devletin teknikle, sanatla ve ekonomiyle ilgili yardımını memnuniyetle karşılarız. Adaletli ve insani şartları içeren bir barışın da ivedilikle gerçekleştirilmesi, insanlığın rahatı ve dünyanın huzuru adına en özel millî arzumuzdur. 8. Milletlerin kendi kaderlerini bizzat kendilerinin belirlediği bu tarihî dönemde, İstanbul Hükümeti'nin de milletin iradesine uyması zorunludur. Çünkü milletin iradesine dayanmayan bir hükümetin keyfî ve kişisel olan kararlarına millet boyun eğmediği gibi, böylesi kararların dışta da geçerli olmadığı ve olamayacağı şimdiye kadar geçen olaylar ve sonuçlarla da ispat edilmiştir. Bundan dolayı milletin içinde bulunduğu sıkıntı ve kaygıdan kurtulma yollarına bizzat başlamadan İstanbul Hükümeti'nin Millî Meclis'i hemen ve bir an bile geçirmeden toplaması ve böylece milletin, memleket geleceği hakkında alacağı bütün kararları Millî Meclis'in denetimine sunması zorunludur. 9. Vatanımızın ve milletimizin karşı karşıya olduğu zulüm ve acılarla, tamamen aynı maksat ve amaçla millî vicdandan doğan vatansever ve millî cemiyetlerin birleşmesinden oluşan genel topluluk bu kez "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adını almıştır. Bu Cemiyet, her türlü particilik akımlarından ve kişisel ihtiraslardan arınmıştır ve tamamen uzaktır. Bütün Müslüman vatandaşlarımız, bu Cemiyet'in doğal üyesidir. 10. "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti"nin 4 Eylül 1919 tarihinde Sivas şehrinde toplanan Genel Kongresi tarafından, kutsal amacı takip ve genel teşkilatı yönetmek amacıyla bir "Heyet-i Temsiliye" seçilmiş ve köylerden il merkezlerine kadar bütün millî teşkilatlanma güçlendirilerek birleştirilmiştir."  
    10.10.2019
    16-22 EYLÜL 2019 - 32. AHİLİK HAFTASI KUTLAMALARI
      Ahilik Kültürü Haftası Kutlamaları Ahilik, kelime olarak, Arapça “kardeşim” anlamına gelen “Ahî” kelimesinden gelmektedir. Bunun yanında, Ahî kelimesinin Türkçe kökenli “Akı” kelimesinden geldiğini savunanlar da vardır. Akı kelimesi “eli açık, cömert, yiğit” gibi anlamlara gelmektedir. Anadolu halkının ekonomik ve kültürel yaşamında önemli bir boyut oluşturan Ahilik; dürüstlüğün, sevginin, dostluğun, yardımlaşmanın, hoşgörünün, bilginin ve dayanışmanın sanat ile birleşimidir. Bu anlamda Ahiliğin, işçinin, çalışanın, üretenin, namuslu kazancın, namuslu ticaretin ve adaletli yönetimin simgesi olduğunu söyleyebiliriz. Ahiliğin temel ilkelerini şöyle sıralayabiliriz - Ahilik, halka dönük bir kurumdur. Kendi ticaret çıkarını diğer meslektaşlarından üstün tutmayan kişi mutluluğu halka hizmet edip yararlı olmakta arar. - Belli bir süre, bir iş basamağında kalarak olgunlaştırılan yamak-çırak-kalfa-usta hiyerarşisi kurmayı ve bu basamaklarda baba-evlat ilişkisi gibi öğreticiye candan bağlanmak suretiyle sanatı, sağlam ahlaki ve mesleki temellere oturtmayı amaçlar. - Esnaf ve sanatkârlıkta önemli bir sorun olan üretici-tüketici çıkar ilişkilerini, birbirleriyle sürtüşmeye düşmeyecek şekilde ayarlar. - İşe saygı ve çalışkanlık, yardımlaşma ve haksızlığın cezalandırılması da Ahilik kurumunun temel ilkeleri arasındadır. Ahilik geleneğine göre bir ahinin - Alnı açık olmalı, - Eli açık, cömert, yardımsever olmalı, - Sofrası, kapısı açık olmalı, nesi varsa misafiriyle paylaşmalıdır, - Dilini yalandan, gıybetten, iftiradan bağlamalı, - Gözünü ayıp aramaktan, elini haramdan bağlamalı, - Belini bağlamalı, kimsenin namusuna göz dikmemelidir. Böyle güzel ilkelerle var olmuş olan Ahilik kurumumuz, Osmanlılar döneminde lonca, gedik kuruluşları olarak devam etmiş; Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte de esnaf teşkilatlarımız, yasal düzenlemelerle çalışmalarına devam etmiştir. Bugün peştamal kuşanma yerine diploma verilmekte, esnafın ve çalışan kesimlerin sosyal güvenlikleri Devletimizin sosyal güvenlik kurumları aracılığıyla sağlanmaktadır. Esnafın ve çalışanlarının hakları Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlikleri ve Konfederasyonlarca korunmaktadır. Ahilerin kurduğu esnaf ve sanatkar birliklerinin koyduğu ana ilkeler, daha sonraları bu alanda hazırlanan yasaların ve tüzüklerin temelini oluşturmuştur. Günümüzde, esnaf ve sanatkarların oluşturduğu kurumlar; Ahiliğin insana değer veren, dayanışmayı özendiren ve adaleti amaçlayan temel ilkelerinden yararlanmakta, insanlığın ortak erdemleri olan sevgi, bilgi, dostluk, adalet ve dayanışma gibi değerlere önem vermektedir. İşte, daima “iyiyi, doğruyu, güzeli” benimsemiş olan Ahilik kurumunun bu yanlarını yeni nesillere aktararak öğretmek amacıyla daha önce sadece Kırşehir’de düzenlenen Ahilik Bayramı'nın ülke geneline yayılması ve “Ahilik Kültürü Haftası” adı altında kutlanması amacıyla 1988 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Yönetmelik esas alınarak 15 yıldır bu anlamlı gün kutlanmaktadır. Ahilik kurumunun bilimsel platformda araştırılması ve tanıtılması amacıyla sempozyumlar beş yılda bir düzenlenmektedir. 1988 yılına kadar Kırşehir Valiliğince ve sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra, Bakanlığımız tarafından da geleneksel olarak kutlanan Ahilik Kültürü, Bakanlığımızca 02.07 1988 tarihinde hazırlanan ve 19860 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle resmi bir nitelik kazanmış olup Merkez Yürütme Kurulu tarafından belirlenen iller tarafından Ekim ayının 2. pazartesi gününden başlayarak bir hafta süren etkinliklerle kutlanmaktadır. Ahilik Kültürü Haftası Kutlamaları Merkez Yürütme Kurulunun denetiminde, illerde oluşturulan Kutlama Komitelerince gerçekleştirilmekte olup Ahilik Kültürü Merkez Yürütme Kurulu şu kurum ve kuruluş temsilcilerinden oluşmaktadır: - Başbakanlık (Sosyal ve Kültürel İşler Başkanlığı) - Milli Eğitim Bakanlığı (Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Bağ-Kur Genel Müdürlüğü) - Sanayi ve Ticaret Bakanlığı (Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü) - Kültür ve Turizm Bakanlığı (Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü) - Kültür ve Turizm Bakanlığı (Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü) - Kültür ve Turizm Bakanlığı (Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü) - Kültür ve Turizm Bakanlığı (Tanıtma Genel Müdürlüğü) - Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Başkanlığı - Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı - Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü - Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Genel Konfederasyonu Başkanlığı - Türkiye Ticaret Sanayi, Deniz Ticaret Borsaları Birliği - Ahilik Araştırma ve Kültür Vakfı Genel Başkanlığı  
    10.10.2019
    1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun
    İnsanlık tarihinin gördüğü en kanlı savaşlardan biri olan İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı gün olan 1 Eylül, yarım asrı aşkın bir süredir, bütün dünya halkları tarafından, çeşitli etkinliklerle, savaşlara karşı barış, düşmanlıklara karşı kardeşlik duygularıyla yaşanmaktadır. Emek üzerindeki sömürünün her geçen gün arttığı, açlığın ve yoksulluğun yaygınlaştığı, düşünceyi ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller ve yasakların devam ettiği bir dönemden geçiyoruz. Emekçilerin kazanılmış haklarını ortadan kaldırmak için gece gündüz çalışanlar, bir taraftan ekonomik krizi bahane ederek emekçilerin sofrasındaki ekmeği küçültmek için adımlar atarken, diğer taraftan halktan toplanan vergileri yine halkın ihtiyaçları için harcamak yerine füzelere, bombalara ve savaş uçaklarına harcamayı tercih etmektedirler. Emekçilerin ve halkın her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarında, emek eksenli politikalara duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. Eğitimi, sağlığı, sosyal güvenliği, kamu yararını ve yatırımı esas alan; demokratik, insan hak ve özgürlüklerine saygılı bir devlet, içeride ve dışarıda barışçıl bir siyaset izleyen Türkiye özlemi ve mücadelesi güncelliğini korumaktadır. Barış, yüzyıllardır insanlığın en başta gelen arayışlarının başında gelmiştir. Barışı kazanmak, korumak ve onu geliştirmek, emekçilerin ve tüm insanlığın geleceğini kazanmak açısından önemlidir. Bu nedenle barış mücadelesi, günümüzün en önde gelen ve en çok ihtiyaç duyulan mücadelesi konumundadır. Çünkü barışın, kardeşliğin ve demokrasinin yerleşmediği ülkelerde, emekçilerin var olan kazanımlarını koruyabilmesi mümkün değildir. Demokrasi, yalnızca siyasi ve ekonomik hak ve çıkarlarımızın gelişmesi anlamına gelmemektedir. Emek sömürüsüne karşı mücadelenin güçlenmesi, temel sorunlarımızın kalıcı olarak çözülmesi, kadınlar üzerindeki her türlüden baskı ve şiddetin engellemesi, çalışma yaşamında, eğitimde, sağlıkta, tüm ekonomik ve sosyal sorunlara yönelik halkçı çözümlerin yaratılması için mücadele, savaş politikalarına karşı yürütülen mücadeleden ayrı değildir. Kendileri gibi düşünmeyenler dışındaki herkesin hedef gösterildiği, sürekli tehdit altında olduğu, hukukun uzun süredir askıda olduğu, en temel hak ve özgürlüklerin ayaklar altına alındığı bir ülkede ne emekçilerin hak mücadelesi vermesi ne de eşit ve özgür bireyler olarak barış içinde, bir arada yaşamaları söz konusudur. Bu nedenle eğitim ve bilim emekçileri iktidarın savaş ve şiddet politikalarından yana değil, doğrudan doğruya barıştan yana taraf olmak zorundadır. Emekçiler, ırkçı hezeyanlar üzerinden içeride ve dışarıda savaş çığırtkanlığı yapanların, masa başında kahramanlık destanları yazanların değil, savaş politikaları nedeniyle sefalet ücretine, işsizlik ve yoksulluğa mahkum edilenlerin yanında olmak zorundadır. Barış, birilerinin bizlere vereceği bir şey değildir. Aksine bizlerin, emekçilerin mücadelesiyle kazanılabilir. Bizleri ayrıştırmaya, milliyetçi-şoven politikalarla halklar arasında düşmanlık duygularını yeşertmeye çalışanlara karşı 1 Eylül’de alanlarda olacağız. İktidarın baskıcı ve otoriter yönetim anlayışına, başta halkın iradesini yok sayarak hayata geçirilen kayyum uygulamaları olmak üzere, içeride ve dışarıda her türlü anti demokratik ve barış karşıtı politikalara son verilmesi için 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde alanlarda olacağız. Dünyanın neresinde olursa olsun savaşı, ölümü ve öldürmeyi kutsamak yerine, ısrarla ve inatla barışı, yaşamı ve yaşatmayı savunanların 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutluyoruz.
    10.10.2019
    19 Eylül Gaziler Günü Kutlu olsun.. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve Gazilerimizi saygıyla anıyoruz.
    10.10.2019
    PERPA Geleneksel Aşure Etkinliği 8. Kat Perpa Bahçesinde Şişli Belediye Başkanımız Muammer KESKİN'in katılımıyla gerçekleşti.
    PERPA' da gerçekleştirilen Geleneksel Aşure etkinliği 8. Kat Perpa ön bahçesinde, Şişli Belediye Başkanı Muammer KESKİN, Şişli Müftüsü Mustafa BİLGİÇ, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel ŞAHİN'in  katılımlarıyla gerçekleştirildi. Katılımcıları , Perpa A ve B Blok Başkanları Hasan SEZGİN ve Hacı DEMİR'in yanı sıra organizasyon sahibi PERGİP (PERPA Genç İş İnsanları Platformu) karşıladı.  Şişli Müftüsünün duasıyla başlatılan Aşure dağıtımına,  Perpa esnafı ve Şişli sakinleri büyük ilgi gösterdi.  
    28.01.2019
    A BLOK KAT MALİKLERİ YÖNETİCİLİĞİ 2017 - 2018 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU
      A BLOK KAT MALİKLERİ YÖNETİCİLİĞİ 2017-2018 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU Sevgili Perpalılar, Merhaba, 2018 yılı bütün dünyada olduğu gibi ülkemiz için de zor bir yıldı. Türkiye ile ABD arasında yaşananlar ve bu süreçte dövizde yaşanan dalgalanmaların ardından Türk Lirasında yaşanan değer kaybı, kriz sinyallerinin göstergesi oldu. Ekonomiyi, sadece ekonomik reformlarla güçlendirmenin mümkün olmadığı, en başta şeffaf, adil ve demokratik bir toplum yaratmak zorunda olduğumuz bir gerçektir. Küresel piyasalardaki durum da dikkate alındığında, bu kritik dönemde gerekli önlemleri alarak, 2019 yılında ekonomik açıdan daha dengeli bir sürece girmeyi umut ediyoruz. Perpa, sadece bir ticaret merkezi değil aynı zamanda hepimizin yaşam merkezidir. Yaptığımız birçok yeniliği birlikte başardık. 2010 yılından bugüne kadar yayınladığımız birçok bülten ile sizlere yaptığımız, devam eden ve planladığımız çalışmaları duyurduk. Bu bültenimiz ile de 2017- 2018 yıllarında gerçekleştirdiğimiz ve 2019 için planladığımız projeler hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum. Son yıllarda yaptığımız yatırımlarla; Perpa sakinlerine ve ziyaretçilerine konforlu ve güvenli bir alan sağlamayı, doğaya saygılı ve ekonomik sürdürülebilirliği ön plana çıkaran, sosyal yaşama katkıda bulunan bir ticaret merkezini amaçlıyoruz. Bir yandan Perpamızın eksiklerini tespit etmeye, diğer yandan değer katacak projeler üretmeye devam ediyoruz. Bildiğiniz gibi birkaç kez kısmen yenilenmesine rağmen, asansörlerimiz yeterince verimli çalışmıyordu. 16-18, 25-26, 35 ve 36 numaralı asansörler yenilendi ve sizlere tekrar hizmet vermeye başladı. Yenilenen asansörlerimiz, çok daha hızlı, konforlu ve güvenli. Diğer asansörlerin de yenilenmesi için gerekli çalışmalarımız devam ediyor. Güvenli olmayan eski avlu demirleri sökülerek yerine iş güvenliğine uygun, daha konforlu ve estetik, paslanmaz cam korkuluklar yapıldı. Değişen yangın yönetmenliğine göre, yapılması zorunlu olan yangın söndürme springler sisteminin, 2018 yılı sonu itibarı ile yaklaşık %99’luk kısmı bitmiş olup kalan kısmı da en kısa süre içinde bitirilecektir. İsteyen üyelerimiz dükkan içlerine yangın sprinklerini çektirebilirler. 2007 yılı Nisan ayında tüm kat maliklerimizden gizlenerek bilgimiz dışında yürütülen parselasyon işlemleri ile ilgili olarak 2010 yılında başlattığımız hukuk mücadelesi, aleyhimize üretilen tüm haksız ithamları, aleyhte düşünceleri yıkarcasına lehimize sonuçlanmıştır. Kat maliklerimizin aleyhine hukuksal sonuç içeren 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve anılan planlar dayanak alınarak hazırlanan parselasyon işlemleri BÜTÜNÜYLE İPTAL EDİLMİŞ olup karar Danıştay tarafından da onanmıştır. Mahkeme kararına istinaden, Şişli Belediyesi’ne yapmış olduğumuz başvuru sonrasında, Belediye Encümen Kararı ile teknik kontrolleri tamamlanıp geri dönüşüm cetvelleri hazırlandı ve geri dönüşüm cetvelleri ile birlikte tapularımız eski haline döndü. Eski arsa paylarımıza kavuştuk. Yeni tapularda arsa büyüklüğümüz 108.526m2 olarak değişti. Böylece, Danıştay ilamı ile kesinleşen yargı kararının gereklerinden ilki yerine getirilmiş oldu. İkinci olarak ise; imar değişikliği ile kat maliklerimizin mülkiyet ilişkileri sonlandırılan arsalar üzerinde, S.S. Karaköy Perşembe Pazarı Tüccarları Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifi tarafından işletilen ve anılan kooperatife gelir olarak aktarılan otopark işletmesi, bankamatik, ticari taksi durağı v.b kira gelirleri nedeniyle uğranılan büyük maddi kayıpların telafi edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bundan sonraki hedefimiz, açık otoparkları işletmeye başlamak olacaktır. Geçmiş yıllara ait zararların tazmini için gerekli çalışmalara başladık. Gelişmelerle ilgili sizlere bilgi vereceğiz. Perpa Ticaret Merkezi A Blok Kat Malikleri Yöneticiliği olarak arzumuz 2500 civarında ticaret erbabını temsilen, kat maliklerimizin hak kayıplarının önüne geçmek ve İstanbul’ un en büyük kapalı ticaret alanını bu özel kente yakışır bir görünüm ve işleve kavuşturmaktır. Aralık ayı sonunda yayınlamamız gereken bu sayı, 13 Şubat 2019 tarihinde gerçekleşen Mali Genel Kurul nedeni ile sizlere biraz gecikmeli ulaştı. Amacımız, 2018 yılına ait Gelir-Gider Tablosu ve Bilançonun , bülten yoluyla sizlere ulaşmasını ve konu hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlamaktır. Sizden istediğimiz, devam eden süreçte her genel kurulda olduğu gibi bize olan güveninizi sürdürmenizdir. Saygılarımla, Perpa Ticaret Merkezi A Blok Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sezgin
    Duyurular