Tüm Haberler
Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, üst üste ikinci kez EuroLeague şampiyonu oldu.
FIBA EuroLeague final maçında Fenerbahçe Alagöz Holding Kadın Basketbol Takımı ile Villeneuve d'Ascq LM karşı karşıya geldi. Servet Tazegül Spor Salonunda oynanan maçı Fenerbahçe Alagöz 106-73 kazanarak üst üste ve toplamda ikinci kez Avrupa Şampiyonu oldu. Fenerbahçe Alagöz, EuroLeague finallerinde 100 sayı barajını aşan ilk takım olarak da tarihe geçti. İKİNCİ KEZ ŞAMPİYON OLDU EuroLeague Kadınlar'da toplamda 6. kez final oynayan Fenerbahçe Alagöz Holding üst üste ikinci zaferini yaşadı. Organizasyonda 4'ü üst üste olmak üzere 10. kez son 4 takım arasında yer alan sarı-lacivertliler ilk şampiyonluğuna geçen sezon ulaşmıştı. Geçen sezon finalde ÇBK Mersin'i 99-60 mağlup eden Fenerbahçe, kupayı müzesine götürmüştü. Fenerbahçe, 2013, 2014, 2017 ve 2022'de ise ikincilikle yetinmişti. Kaynak: Haberler.com
Gayrettepe'de Yangın..
Beşiktaş'ta, 16 katlı binada çıkan yangında 29 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralandı. Alınan bilgiye göre, Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gündoğdu Sokak'ta bulunan binadan henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede önlem aldı. Binanın kulüp olarak kullanılan eksi 1 ve eksi 2. katındaki yangına itfaiye ekipleri 31 araç ve 86 personelle müdahale etti. İstanbul Valiliği, çıkan yangınla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Çıkan yangınla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmış olup, 3 Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir. Olay yeri incelemesi ve delil toplama çalışmaları devam etmekte, iş güvenliği ve yangın konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi ekibi de yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Olayla ilgili işyeri yetkilisi 3 kişi ile birlikte mesul müdür ve tadilattan sorumlu 1 kişi olmak üzere toplam 5 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiştir. Soruşturma tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmektedir. Can kaybı 29'a yükselen yangında, Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz..
SAADET PARTİSİ PERPA ZİYARETİ
Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Birol AYDIN, Şişli Belediye Başkan Adayı Fatih YILMAZ, Kağıthane Belediye Başkan Adayı Halid Özgür ATAK, Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Turgut SAHTİYAN Saadet Partisi heyeti ile PERPA Ticaret Merkezi'ni ziyaret etti. Saadet Partisi heyetini PERPA Kooperatifi ve PERPA Ticaret Merkezi B Blok Başkanı Selçuk ÇELİK, A Blok Genel Müdürü Serkan DÜZENLİ ve Perpalılar karşıladı. PERPA B Blok Mithat YÜMLÜ toplantı salonunda gerçekleşen söyleşinin ardından Saadet Partisi heyeti Perpa esnafını dükkanlarında ziyaret etti.
Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Sn. Birol AYDIN ve Belediye Başkan Adayları Perpada!
Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Sn. Birol AYDIN, Şişli Belediye Başkan Adayı Sn. Fatih YILMAZ, Kağıthane Belediye Başkan Adayı Sn. Halid Özgür ATAK ve Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Sn. Turgut SAHTİYAN, 22 Mart 2024 (yarın) saat 12:00’de Perpa B Blok Mithat Yümlü Toplantı Salonunda Perpalılarla buluşacaklardır.
AK PARTİ ŞİŞLİ BELEDİYE BAŞKAN ADAYI GÖKHAN YÜKSEL'İN PERPA ZİYARETİ
AK Parti Şişli Belediye Başkan Adayı Gökhan YÜKSEL ve AK Partili Milletvekilleri, PERPA Ticaret Merkezi’ni ziyaret etti. AK Partisi Şişli Belediye Başkan Adayını ve Milletvekillerini, PERPA A Blok Başkanı Hasan SEZGİN, B Blok Başkanı Mürsel CÖMERT ve Perpalılar karşıladı. PERPA B Blok Mithat YÜMLÜ toplantı salonunda gerçekleşen söyleşinin ardından AK Parti teşkilatı Perpa esnafını dükkanlarında ziyaret etti.
AK PARTİ PERPA'DA!
Ak Parti Şişli Belediye Başkan Adayı Sayın GÖKHAN YÜKSEL ve Ak Parti Milletvekilleri; Sayın HASAN TURAN, Sayın SERKAN BAYRAM, Sayın TUĞBA IŞIK ERCAN, Sayın NURETTİN ALAN, Sayın MUSTAFA DEMİR, Sayın DERYA AYAYDIN, Sayın BÜŞRA PAKER, Sayın ADEM YILDIRIM, Sayın SENA NUR ÇELİK, Sayın SEVAN SIVACIOĞLU, Sayın ŞENGÜL KARSLI, Sayın NİLHAN AYAN, Sayın ŞAMİL AYRIM, Sayın, YÜCEL ARZEN HACIOĞULLARI, Sayın SEDA GÖREN BÖLÜK, Sayın CÜNEYT YÜKSEL, Sayın YILDIZ KONAL SÜSLÜ, 20 Mart 2024 (bugün) saat 13:00'de Perpa esnafını ziyarette bulunacaklar.
18 Mart Çanakkale Zaferimiz Kutlu Olsun
Tam 109 yıl önce Çanakkale geçilmez diyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü ve geri dönmeyi bir an bile düşünmeyen aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz. I. Dünya Savaşı sırasında 18 Mart 1915 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu'nun zaferiyle sona eren Çanakkale Deniz Savaşları'nın anıldığı gündür. Başta Çanakkale olmak üzere tüm Türkiye'de resmî makamlarca çeşitli programlarla kutlanmakta ve ölen Türk askerleri anılmaktadır. Milletin birlik ve beraberlik içinde verdiği şanlı mücadeleyi anlatan Çanakkale Zaferi, insanlık tarihinde benzerine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. 18 Mart 1915 tarihinde dönemin en büyük donanmalarına karşı zafer kazanılmıştır. Savaş, İtilaf Devletleri'nin Anadolu'yu ele geçirmek istemeleriyle başlamıştır. 57. Alay, 57. Piyade Alayı; Çanakkale Savaşı sırasında, 15 Nisan 1915’te Anzak Çıkarmasını durdurması ve verdiği büyük kayıplarla efsaneleşmiş bir alaydır. 57. Piyade Alayı Kuruluşu; 57. Alay, 57. Piyade Alayı, Çanakkale Savaşı sırasında, 15 Nisan 1915’te Anzak Çıkarmasını durdurması ve verdiği büyük kayıplarla efsaneleşmiş bir alaydır. 57. Piyade Alayı, 19. Piyade Tümenine bağlı üç alaydan biridir. Tekirdağ’ın Yarkışla bölgesinde, 1 Şubat 1915 tarihinde kurulmuştur. Tarihimizin en şanlı birliği olan bu alayın başına kumandan olarak, kahraman Yarbay Hüseyin Avni Bey atanmıştır. 57. Alay, 25 Şubat 1915’te Çanakkale’de bulunan Eceabat’a getirilmiştir. Daha sonra yedek kuvvet olarak Bigali Köyü’ne geçmiş ve 24 Nisan 1915 tarihine kadar, Yarbay Mustafa Kemal ve Binbaşı Hüseyin Avni Bey tarafından sürekli olarak eğitime tabi tutulmuştur. 57. Alay ve Destan Yazılan Çarpışma; Birinci Dünya Savaşının devam ettiği, savaşın en sıcak olduğu dönemde Rusya’da ihtilal çıkmış ve ittifakları olan Fransa ile İngiltere, Rusya’ya yardım götürmek istiyordu. Ancak bu yardımı ulaştırmak pekte mümkün değildi çünkü tam ortada düşmanları olan Almanya bulunuyordu ve bu yolu kullanamazlardı. Geriye bir tek yol kalıyordu oda yardımı boğazlardan göndermek. Fransa ve İngiltere, İstanbul’u işgal edip, boğazları geçerek yarım götürmeyi ve Osmanlı’yı savaş dışı bırakmayı hedefliyordu. Ancak İstanbul’u ele geçiremeyen düşman kuvvetleri başka bir plan yapmış ve bu plana göre Gelibolu yarımadasına çıkarma yapmayı, boğaz kıyılarındaki tüm Osmanlı ordusu temizleyerek geçeceklerini düşünüyorlardı. Osmanlı donanması da çıkarmayı nereden yapacaklarını ve merkezde mi yoksa kıyıda mı müdahale edileceğini tartışıyordu. Çıkan sonuca göre yerin Saroz Körfezi olacağı ve merkezde durdurulması gerekiyordu. Fakat yedek kuvvet olarak Bigalı köyünde bulunan 19. Tümen Komutanı, Yarbay Mustafa Kemal, ordudaki görüşten farklı düşünüyordu. Mustafa Kemal’e göre, düşman Arıburnu konumundan çıkarma yapacaktı ve bu çıkarmaya ordu daha kıyıdayken derhal müdahale etmeli ve geri püskürtmeliydi. Tarihin 25 Nisanı gösterdiği gecede, Bigalı köyünde konumlandırılmış olan 19. Tümen karargahında top ve gemi sesleri duyulmaya başladı. Mustafa Kemal haklı çıkmıştı. Düşman kuvvetleri, tamda tahmin ettiği bölgeden çıkarma yapmaya başlamıştı. Mustafa Kemal derhal durumu üstlerine bildirdi ve kendisine bir tabur asker ile düşmanı karşılama emri verildi. Ancak düşman çok kalabalıktı ve kesinlikle merkeze ilerlemeden kıyıda durdurulmalıydı. Mustafa Kemal bir yanda hızla ilerleyen düşman kuvvetleri, öbür yandan da askerliğin en temel kavramı olan “emir” arasında kalakalmıştı. Milletin istikbali adına bir karar vermesi gerekiyordu ve verdi. Tüm sorumluluğu üstlenerek, emir almadan, 57. alayın tamamına harekat emri verdi. 25 Nisan sabah Mustafa Kemal Conkbayırı’na kadar ilerlemiş ve 57. Alay’ın tamamı arkasından gelmekteydi. Bu sırada düşman kuvvetleri, kıyıda az sayıda bulunan Türk askerini ezerek kıyıya çıkmış ve bölgeye en hakim olan 261 rakımlı tepeye ulaşmıştı. Kıyı bölgesi kaybedilince, askerler kaçmaya başlamış, Conkbayırı’na doğru tırmanmışlardı. Kaçan askerleri gören Mustafa Kemal bu sırada tarihe geçen o konuşmayı yaptı. Kendi ağzından bu olayı şöyle anlatır: – Niçin kaçıyorsunuz? Dedim. – Efendim düşman… – Nerede düşman? – İşte… diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. Gerçekten de düşman bana, benim askerlerimden de yakın. Düşman bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek kötü duruma düşecek. O zaman bir mantıkla mıdır, yoksa bir içgüdü ile mi, bilmiyorum, kaçan erlere: – Düşmandan kaçılmaz, dedim. – Cephanemiz kalmadı, dediler. – Cephanemiz yoksa süngümüz var, dedim ve bağırarak: – Süngü tak, dedim. Yere yatırdım. Erler yere yatınca düşman da yere yattı. Kazandığım an, bu andır. Düşman ne yapacağına karar verinceye kadar 57. Alay da Conkbayırı’na yetişti." Düşmanın yere yatmasıyla geçen zamanda arkadan gelen 57. Alay askerleri oraya yetişmişti. Mustafa Kemal 57. Alaya taaruz emrini şöyle verdi. “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimizi başka birlik ve komutanlar alacak.” Daha sonra bölgeye gelen diğer yüzbaşına, büyük bir risk alarak 19. Tümen’in tamamını istediğini söyledi. Böylece 27. Alay da düşmana karşı saldırıya başlamıştı. 25 Nisan 1915’te, Kurban bayramın ilk gününde 57. Alay kendisinden 4-5 kat büyük bir orduya karşı bir kahramanlık mücadelesi verdi ve alayın 3te 2si orada şehit oldu. Binbaşı Hüseyin Avni Bey’de çarpışma sırasında şehit düşmüştü. Gün ağarırken, düşman 261 Rakımlı Tepe’den temizlenmiş, bir milletin kaderi 3000 kahraman asker ile değişmişti. Daha sonra 57. Alay’ın sağ kalan askerleri Filistin Cephesi’nde görevlendirilmiştir. 57. Alay Sancağı Nerede? Günümüze kadarki sürede, 57. Alay Sancağı nerede sorusuna dair herhangi bir bilgi sonuca ulaşılamamıştır. Ancak, Türk ordu geleneğinde sancak kutsaldır ve asla yere düşürülmez, düşmana teslim edilmez, bu görüş göz önünde bulundurulduğunda, en son Filistin Cephesinde savaşan Alay’ın İngilizler tarafından esir alınırken, sancağını teslim etmeyerek imha etmiş olmasının kuvvetli bir ihtimal olduğu değerlendirilmektedir. 57. Piyade Alayı Sancağı Bu kahramanların anısına o günden beri Türk Ordusu’nda 57. Alay bulunmamaktadır. 57. Alay şehitliği Çanakkale Gelibolu Yarımadası’nda Kanlısırt’ta bulunmaktadır. İşte o kahramanlar, hala oradalar hala o tepeyi bekliyorlar!
Çanakkale Zaferi
Çanakkale Zaferi’nin Mimarı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve geri dönmeyi bir an bile düşünmeyen Aziz Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. 57. Alay, 57. Piyade Alayı; Çanakkale Savaşı sırasında, 15 Nisan 1915’te Anzak Çıkarmasını durdurması ve verdiği büyük kayıplarla efsaneleşmiş bir alaydır. 57. Piyade Alayı Kuruluşu; 57. Alay, 57. Piyade Alayı, Çanakkale Savaşı sırasında, 15 Nisan 1915’te Anzak Çıkarmasını durdurması ve verdiği büyük kayıplarla efsaneleşmiş bir alaydır. 57. Piyade Alayı, 19. Piyade Tümenine bağlı üç alaydan biridir. Tekirdağ’ın Yarkışla bölgesinde, 1 Şubat 1915 tarihinde kurulmuştur. Tarihimizin en şanlı birliği olan bu alayın başına kumandan olarak, kahraman Yarbay Hüseyin Avni Bey atanmıştır. 57. Alay, 25 Şubat 1915’te Çanakkale’de bulunan Eceabat’a getirilmiştir. Daha sonra yedek kuvvet olarak Bigali Köyü’ne geçmiş ve 24 Nisan 1915 tarihine kadar, Yarbay Mustafa Kemal ve Binbaşı Hüseyin Avni Bey tarafından sürekli olarak eğitime tabi tutulmuştur. 57. Alay ve Destan Yazılan Çarpışma; Birinci Dünya Savaşının devam ettiği, savaşın en sıcak olduğu dönemde Rusya’da ihtilal çıkmış ve ittifakları olan Fransa ile İngiltere, Rusya’ya yardım götürmek istiyordu. Ancak bu yardımı ulaştırmak pekte mümkün değildi çünkü tam ortada düşmanları olan Almanya bulunuyordu ve bu yolu kullanamazlardı. Geriye bir tek yol kalıyordu oda yardımı boğazlardan göndermek. Fransa ve İngiltere, İstanbul’u işgal edip, boğazları geçerek yarım götürmeyi ve Osmanlı’yı savaş dışı bırakmayı hedefliyordu. Ancak İstanbul’u ele geçiremeyen düşman kuvvetleri başka bir plan yapmış ve bu plana göre Gelibolu yarımadasına çıkarma yapmayı, boğaz kıyılarındaki tüm Osmanlı ordusu temizleyerek geçeceklerini düşünüyorlardı. Osmanlı donanması da çıkarmayı nereden yapacaklarını ve merkezde mi yoksa kıyıda mı müdahale edileceğini tartışıyordu. Çıkan sonuca göre yerin Saroz Körfezi olacağı ve merkezde durdurulması gerekiyordu. Fakat yedek kuvvet olarak Bigalı köyünde bulunan 19. Tümen Komutanı, Yarbay Mustafa Kemal, ordudaki görüşten farklı düşünüyordu. Mustafa Kemal’e göre, düşman Arıburnu konumundan çıkarma yapacaktı ve bu çıkarmaya ordu daha kıyıdayken derhal müdahale etmeli ve geri püskürtmeliydi. Tarihin 25 Nisanı gösterdiği gecede, Bigalı köyünde konumlandırılmış olan 19. Tümen karargahında top ve gemi sesleri duyulmaya başladı. Mustafa Kemal haklı çıkmıştı. Düşman kuvvetleri, tamda tahmin ettiği bölgeden çıkarma yapmaya başlamıştı. Mustafa Kemal derhal durumu üstlerine bildirdi ve kendisine bir tabur asker ile düşmanı karşılama emri verildi. Ancak düşman çok kalabalıktı ve kesinlikle merkeze ilerlemeden kıyıda durdurulmalıydı. Mustafa Kemal bir yanda hızla ilerleyen düşman kuvvetleri, öbür yandan da askerliğin en temel kavramı olan “emir” arasında kalakalmıştı. Milletin istikbali adına bir karar vermesi gerekiyordu ve verdi. Tüm sorumluluğu üstlenerek, emir almadan, 57. alayın tamamına harekat emri verdi. 25 Nisan sabah Mustafa Kemal Conkbayırı’na kadar ilerlemiş ve 57. Alay’ın tamamı arkasından gelmekteydi. Bu sırada düşman kuvvetleri, kıyıda az sayıda bulunan Türk askerini ezerek kıyıya çıkmış ve bölgeye en hakim olan 261 rakımlı tepeye ulaşmıştı. Kıyı bölgesi kaybedilince, askerler kaçmaya başlamış, Conkbayırı’na doğru tırmanmışlardı. Kaçan askerleri gören Mustafa Kemal bu sırada tarihe geçen o konuşmayı yaptı. Kendi ağzından bu olayı şöyle anlatır: “ – Niçin kaçıyorsunuz? Dedim. – Efendim düşman… – Nerede düşman? – İşte… diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. Gerçekten de düşman bana, benim askerlerimden de yakın. Düşman bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek kötü duruma düşecek. O zaman bir mantıkla mıdır, yoksa bir içgüdü ile mi, bilmiyorum, kaçan erlere: – Düşmandan kaçılmaz, dedim. – Cephanemiz kalmadı, dediler. – Cephanemiz yoksa süngümüz var, dedim ve bağırarak: – Süngü tak, dedim. Yere yatırdım. Erler yere yatınca düşman da yere yattı. Kazandığım an, bu andır. Düşman ne yapacağına karar verinceye kadar 57. Alay da Conkbayırı’na yetişti." Düşmanın yere yatmasıyla geçen zamanda arkadan gelen 57. Alay askerleri oraya yetişmişti. Mustafa Kemal 57. Alaya taaruz emrini şöyle verdi. “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimizi başka birlik ve komutanlar alacak.” Daha sonra bölgeye gelen diğer yüzbaşına, büyük bir risk alarak 19. Tümen’in tamamını istediğini söyledi. Böylece 27. Alay da düşmana karşı saldırıya başlamıştı. 25 Nisan 1915’te, Kurban bayramın ilk gününde 57. Alay kendisinden 4-5 kat büyük bir orduya karşı bir kahramanlık mücadelesi verdi ve alayın 3te 2si orada şehit oldu. Binbaşı Hüseyin Avni Bey’de çarpışma sırasında şehit düşmüştü. Gün ağarırken, düşman 261 Rakımlı Tepe’den temizlenmiş, bir milletin kaderi 3000 kahraman asker ile değişmişti. Daha sonra 57. Alay’ın sağ kalan askerleri Filistin Cephesi’nde görevlendirilmiştir. 57. Alay Sancağı Nerede? Günümüze kadarki sürede, 57. Alay Sancağı nerede sorusuna dair herhangi bir bilgi sonuca ulaşılamamıştır. Ancak, Türk ordu geleneğinde sancak kutsaldır ve asla yere düşürülmez, düşmana teslim edilmez, bu görüş göz önünde bulundurulduğunda, en son Filistin Cephesinde savaşan Alay’ın İngilizler tarafından esir alınırken, sancağını teslim etmeyerek imha etmiş olmasının kuvvetli bir ihtimal olduğu değerlendirilmektedir. 57. Piyade Alayı Sancağı Bu kahramanların anısına o günden beri Türk Ordusu’nda 57. Alay bulunmamaktadır. 57. Alay şehitliği Çanakkale Gelibolu Yarımadası’nda Kanlısırt’ta bulunmaktadır. İşte o kahramanlar, hala oradalar hala o tepeyi bekliyorlar!
Reklamlar
Duyurular