Hoş geldiniz ÇAĞDAŞ KABLO SANAYİ VE TİC. A.Ş. Yetkili Kullanıcı Son Giriş: 02.01.2026 10:15
  • Duyurular
  • Tüm Haberler
    10.08.2023
    10 AĞUSTOS ANAFARTALAR ZAFERİ KUTLU OLSUN..
    Denizde ve karada her cephesi ile dünya tarihine geçen Çanakkale Savaşlarının en kanlı mücadelelerinden biridir Anafartalar Zaferi. Bundan tam 108 yıl önce Albay Mustafa Kemal’in 9 Ağustos 1915’te Gelibolu Yarımadasında Anafartalar Grup Komutanı olarak saldırı buyruğu verdiği,10 Ağustos 1915’te de düşman kuvvetlerini bir kez daha bozguna uğrattığı Anafartalar Muharebesinin, Anafartalar Zaferine dönüşünün yıldönümündeyiz. Büyük bir minnetle 10 Ağustos 1915 Anafartalar Zaferini kutlarken; başta Anafartalar Grup Komutanı ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş mücadelemizde ve Çanakkale Savaşlarında vatanını canı pahasına koruyan ve savunan Mehmetçiğimizi, atalarımızı, 7’den 70’e tüm kahramanlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz.
    10.08.2023
    Aysu Türkoğlu, Kuzey Kanalı’nı geçen ilk Türk kadını oldu..
    22 yaşındaki Bodrumlu yüzücü Aysu Türkoğlu, Kuzey İrlanda ile İskoçya arasındaki Kuzey Kanalı'nı yüzerek geçen ilk Türk kadını ve en genç Türk sporcu oldu. Zaman zaman tehlikeli denizanalarıyla karşılaşan Türkoğlu’na Yunus balıkları da eşlik etti. Aylardır Kuzey İrlanda ile İskoçya arasındaki Kuzey Kanalı’nı yüzerek geçmeye hazırlanan 22 yaşındaki Aysu Türkoğlu, hedefine ulaştı. Bodrumlu yüzücü, Kuzey Kanalı’nı yüzerek geçen ilk Türk kadını ve en genç Türk sporcu oldu. AYSU TÜRKOĞLU’NA YUNUS BALIKLARI DA EŞLİK ETTİ Türkoğlu, yüzüşüne Türkiye saati ile 07.44’te Kuzey İrlanda’nın Donaghadee kıyısından başladı. Tarihi yüzüş yaklaşık 12 saat sürerken; genç sporcu, zaman zaman tehlikeli denizanalarıyla karşılaştı. Kendisine eşlik eden teknedeki antrenörünün uyarısıyla denizanalarından uzaklaşan Aysu Türkoğlu’na Yunus balıkları da eşlik etti. ORTALAMA 13 DERECELİK SUDA KULAÇ ATTI Ortalama 13 derecelik suda Kuzey Kanalı’nı geçen Aysu Türkoğlu’nun vücudunda soğuğa bağlı yanık ve ödemler oluştu. Aralıksız şekilde yüzen Türkoğlu, özel olarak hazırlanan vücut sıcaklığından yüksek sıvı gıdalar ve ağrı kesicilerle aralıklı olarak besin ihtiyacını giderdi. Aysu Türkoğlu’nu tekneden takip eden ekip de son durumu genç sporcunun sosyal medya hesaplarından paylaştı. Teknede Kuzey Kanalı’nı geçen ilk Türk sporcu olan Kamil Alsaran da bulunuyordu. İSKOÇYA’YA KAYALIK BÖLGEDEN AYAK BASTI Aysu Türkoğlu, akıntının sürüklemesi nedeniyle normalden daha uzun mesafe yüzmek zorunda kaldı. Genç sporcu, 11 saat 48 dakikada İskoçya tarafında kayalık bir bölgeden karaya ayak bastı. Kuzey Kanalı’nı yüzerek geçen ilk Türk kadını ve en genç Türk sporcu olan Türkoğlu, yanında taşıdığı Türk bayrağını açarak kendisini takip eden teknedeki ekibe poz verdi.
    08.08.2023
    Anadolu Rock müziğinin efsane ismi Erkin KORAY hayatını kaybetti.
    Bir efsaneyi daha kaybettik. Hayatımıza dokunduğun için teşekkürler...
    08.08.2023
    Milli atlet Tuğba DANIŞMAZ ÇİN'de şampiyon oldu!
    Aydın'da bulunan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) öğrencisi Tuğba Danışmaz, Çin'de düzenlenen 2023 FISU Dünya Üniversite Oyunları'nda kadınlar üç adım atlamada dünya şampiyonu oldu. Mart 2023'teki Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'nda kadınlar üç adım atlamada ilk denemesinde 14.31 metrelik atlayışıyla da Türkiye rekoru kırarak Avrupa şampiyonu olan ADÜ Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nün 3'üncü sınıf Öğrenci Tuğba Danışmaz, bir kez daha Aydın ilinin ve Türkiye'nin gururu oldu. Çin'deki 2023 Üniversite Oyunları'nda Türkiye'yi temsil eden Tuğba, üç adım atlamada 14.31'lik derecesiyle şampiyon olma başarısını gösterirken, Aydın iline ve Türkiye'ye altın madalya kazandırarak sevindirdi.   
    07.08.2023
    Dünya Okçuluk Şampiyonu olan Mete Gazoz'u hepimize yaşattığı gururdan dolayı canı gönülden tebrik ederiz.
    02.08.2023
    A Blok Yönetim Kurulumuz, İstanbul Valisi Sayın Davut GÜL'ü makamında ziyaret ettiler.
      Perpa A Blok Yönetim Kurulu Başkanımız Hasan SEZGİN, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Gülşah UÇAR ve Erol KARTAL, A  Blok Genel Müdürü Serkan DÜZENLİ, İstanbul Valisi Sayın Davut GÜL'e hayırlı olsun ziyaretinde bulundular. Bu görüşmede de Perpa için yapılacak çalışmalar, Perpanın var olan  sorunları  ve çözümleri hakkında bilgilendirme yaptılar. Yeni görevlerinin kendilerine ve İstanbul'a hayırlı olmasını temenni ederiz. 
    31.07.2023
    2023 FIVB Voleybol Erkekler Challenger Kupası, A Milli Erkek Voleybol Takımımızın...
    A Milli Erkek Voleybol Takımımız, Doha’da düzenlenen FIVB Challenger Kupası’nda final maçında Katar’ı 3-2 mağlup etti ve Challenger Kupası’nda şampiyon oldu. Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük bir başarıya imza atan Filenin Efeleri, tarihinde ilk kez Voleybol Milletler Ligi’ne katılma hakkı kazandı. FIVB Challenger Kupası’nda namağlup şampiyon olan Millilerimiz, çeyrek finalde Dominik Cumhuriyeti’ni 3-1, yarı finalde de Ukrayna’yı 3-2 mağlup etmişti. KATAR-TÜRKİYE: 2-3 SALON: Aspire HAKEMLER: Andrew Robb Charles (Kanada), Mirko Jankovic (Sırbistan) KATAR: Stevanovic, Raimi, İbrahim, Youssef, Renan, Abunabot, Naji (L) (Mubarak, Vasic, Diagne, Georgiev) TÜRKİYE: Faik Samet, Adis, Efe, Bedirhan, Arslan, Burutay, Volkan (L), Berkay (L) (Kaan, Arda, Mirza, Mert Matiç) SETLER: 13-25, 25-21, 18-25, 25-22, 9-15 SÜRE: 1 saat 55 dakika
    31.07.2023
    Perpa A ve B Blok Yöneticilikleri İstanbul Valisi Ali YERLİKAYA'yı makamında ziyaret ettiler.
    Perpa A Blok ve B Blok Yönetimleri İstanbul Valisi Ali YERLİKAYA'yı makamında ziyaret ettiler.  A Blok Yönetim Kurulu Başkanı Hasan SEZGİN, B Blok Yönetim Kurulu Başkanı Hacı DEMİR, A ve B Blok Yönetim  Kurulu üyeleri ; Cengiz ÖZCAN, Dursun TEKİN; Kemal GAYGUSUZ,Osman ARMAN,Hasan AKDEMİR, Abdullah İPEKLİ ile A ve B Blok Genel Müdürleri ; Serkan DÜZENLİ ve Vehbi ÖZGÖZ İstanbul Valisi Ali YERLİKAYA'yı ziyaret ettiler. Perpa hakkında genel bilgilendirme yapıldı ve Perpa'ya davet edildi.  
    28.07.2023
    Gelecek Partisi İstanbul Milletvekili Sayın İsa Mesih ŞAHİN, A Blok Yöneticiliğimizi ziyaret etti.
    Gelecek Partisi İstanbul Milletvekili Sayın İsa Mesih ŞAHİN, 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan genel seçimlerden önce Perpamızı ziyaret etmişti. Genel seçim sonrasında İstanbul Milletvekili olan Sayın ŞAHİN,  Perpamıza teşekkür ziyaretinde bulundular.  A Blok Yöneticiliğimizi ziyaret eden Sayın ŞAHİN'e, A Blok Yönetim Kurulu Başkanımız Hasan SEZGİN yeni dönem için kendilerine başarılar dileyerek, ATATÜRK Plaketi hediye etti.              
    24.07.2023
    Lozan Antlaşması'nın 96. Yılı
    Lozan Antlaşması Lozan Antlaşması Lozan Antlaşması (veya yapıldığı dönem Türkçesi ile Lozan Sulh Muahedenamesi), 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Britanya İmparatorluğu, Fransız Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı, Romanya Krallığı ve Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (Yugoslavya) temsilcileri tarafından, Leman Gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace’ta imzalanmış barış antlaşması. Gelişmeler Lozan Antlaşması 1920 yazına gelindiğinde I. Dünya Savaşı’nın galipleri mağluplar ile hesaplaşmalarını bitirmiş, savaşı kaybeden ülkelere barış antlaşmalarının kabul ettirilmesi süreci tamamlanmıştı. Almanya’ya 28 Haziran 1919’da Versay’da, Bulgaristan’a 27 Kasım 1919’da Neuilly’de, Avusturya’ya 10 Eylül 1919’da Saint-Germain’de, Macaristan’a da 4 Haziran 1920’de Trianon’da anlaşmalar imzalatılmış ancak hesaplaşılmayan tek mağlup Osmanlı İmparatorluğu kalmış, 10 Ağustos 1920’de Sevr’de gerçekleşti. Üç Türk murahhası Paris’in banliyösü Sevres’de anlaşmayı imzaladılar. Lozan Antlaşması Ankara’da TBMM’nin Sevr Antlaşması’na tepkisi çok sert oldu. Ankara İstiklâl Mahkemesinin 1 numaralı kararı ile anlaşmaya imza koyan üç kişiyi ve Sadrazam Damat Ferit Paşa’yı idama mahkûm etti ve vatan haini ilan etti. Yunanistan dışında Sevr’i hiçbir ülkenin meclislerinde onaylamaması nedeni ile Sevr bir anlaşma taslağı olarak kaldı. Onaylanmamış olmasının yanı sıra Anadolu’daki mücadelenin de başarıya ulaşması ve zaferle sonuçlanması neticesinde Sevr Antlaşması hiçbir zaman uygulanamadı. Buna karşın, İzmir’in Kurtuluşu ile Lozan Antlaşması’na giden süreçte Birleşik Krallık içinde 2 uçak gemisinin de bulunduğu donanmayı İstanbul’a göndermiştir. Aynı süreçte ABD de 13 yeni savaş gemisini Türkiye sularına göndermiştir. Ayrıca Amiral Bristol komutasındaki USS Scorpion gemisinin, istihbarat görevi de yapmak suretiyle 1908-1923 arası sürekli olarak İstanbul’da bulunduğu bilinmektedir. İlk görüşmeler TBMM Hükümeti’nin Yunan kuvvetlerine karşı elde ettiği zaferin ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonra İtilaf Devletleri 28 Ekim 1922’de TBMM Hükümeti’ni Lozan’da toplanacak olan barış konferansına davet ettiler. Barış şartlarını görüşmek için Konferansa önce Başvekil Rauf Orbay katılmak istemiştir. Fakat Mustafa Kemal Atatürk İsmet Paşa’nın katılmasını uygun görmüştür. Mustafa Kemal Paşa Mudanya görüşmelerine de katılan İsmet Paşa’nın Lozan’a baş temsilci olarak gönderilmesini uygun buldu. İsmet Paşa Dışişleri Bakanlığına getirildi ve çalışmalar hızlandırıldı. İtilaf Devletleri Lozan’a TBMM Hükümeti üzerinde baskı kurmak için[kaynak belirtilmeli] İstanbul Hükûmeti’ni de davet ettiler. Bu duruma tepki gösteren TBMM Hükümeti, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı. TBMM Hükûmeti Lozan Konferansı’na katılarak Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmeyi, Türkiye’de bir Ermeni devletinin kurulmasını engellemeyi, kapitülasyonları kaldırmayı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunları (Batı Trakya, Ege adaları, nüfus değişimi, savaş tazminatı) çözmeyi ve Türkiye ile Avrupa devletleri arasındaki sorunları (ekonomik, siyasal, hukuksal) çözmeyi amaçlamış Ermeni yurdu ve kapitülasyonlar hakkında anlaşma sağlanamazsa görüşmeleri kesme kararı almıştır. Lozan’da TBMM Hükümeti, sadece Anadolu’ya saldıran ve orada yendiği Yunanlarla değil I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ni mağlup eden devletlerle de karşılaşıp hesaplaştı ve artık tarihe karışmış olan bu imparatorluğun tüm tasfiye davaları ile yüzleşmek zorunda kaldı. 20 Kasım 1922’de Lozan görüşmeleri başlamıştır. Osmanlı borçları, Türk-Yunan sınırı, boğazlar, Musul, azınlıklar ve kapitülasyonlar üzerinde uzun görüşmeler yapılmıştır. Ancak kapitülasyonların kaldırılması, İstanbul’un boşaltılması ve Musul konularında anlaşma sağlanamamıştır. İkinci görüşmeler Temel konularda tarafların tavize yanaşmaması ve önemli görüş ayrılıkları çıkması üzerine 4 Şubat 1923’te görüşmelerin kesilmesi savaş ihtimalini yeniden gündeme getirmiştir. Başkomutan Müşîr Mustafa Kemal Paşa Türk Ordusu’na savaş hazırlıklarının başlamasını emretmiştir. Sovyetler Birliği eğer tekrar savaş çıkarsa bu sefer Türkiye’nin yanında savaşa gireceğini duyurmuştur. Haim Nahum Efendi öncülüğündeki azınlık temsilcileri de Türkiye’yi destekleyerek arabulucu olmuşlardır. Yeni bir savaşı ve kendi kamuoyunun tepkisini göze alamayan İtilaf Devletleri barış görüşmelerini tekrar başlatmak için Türkiye’yi tekrar Lozan’a çağırmıştır. Taraflar arasında karşılıklı verilen tavizler ile görüşmeler 23 Nisan 1923’te tekrar başlamış, 23 Nisan’da başlayan görüşmeler 24 Temmuz 1923’e kadar devam etmiş ve bu süreç Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanması ile sonuçlanmıştır. Taraf ülkelerin temsilcileri arasında imzalanan anlaşma, uluslararası anlaşmaların ülke meclislerince onaylanmasını gerektiren yasalar gereğince taraf ülkelerin meclislerinde görüşülmüş ve Türkiye tarafından 23 Ağustos 1923’te, Yunanistan tarafından 25 Ağustos 1923’te, İtalya tarafından 12 Mart 1924’te, Japonya tarafından 15 Mayıs 1924’te imzalanmıştır. Birleşik Krallık’ın anlaşmayı onaylaması ise 16 Temmuz 1924 tarihinde olmuştur. Anlaşma, tüm tarafların onayladığına dair belgeler resmi olarak Paris’e iletildikten sonra, 6 Ağustos 1924 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Görüşülen konular ve alınan kararlar Türkiye-Suriye Sınırı: Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması’nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir. Irak Sınırı: Musul üzerinde antlaşma sağlanamadığı için, bu konuda Birleşik Krallık ve Türkiye Hükûmeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı. Bu anlaşmazlık Musul Sorunu’na dönüşmüştür. Türk-Yunan Sınırı: Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle kabul edildi. Meriç Nehri’nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’da yaptığı tahribata karşılık savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verildi. Adalar: Midilli, Limni, Sakız, Semadirek, Sisam ve Ahikerya adaları üzerinde Yunan hakimiyeti hususunda Osmanlı Devleti’nin imzalamış olduğu 1913 tarihli Londra Antlaşması ve 1913 tarihli Atina Antlaşması’nın adalar hakkındaki hükümleri ve 13 Şubat 1914 tarihinde Yunanistan’a bildirilen karar, adaların askeri gayelerle kullanılmaması şartıyla aynen kabul edilmiştir. Anadolu kıyısına üç milden az mesafede bulunan adaların ve Bozcaada, Gökçeada ile Tavşan Adaları üzerindeki Türk hakimiyeti kabul edilmiştir. Osmanlı Devleti tarafından Uşi Antlaşması ile 1912 yılında İtalya’ya geçici olarak bırakılan On İki Ada üzerindeki bütün haklardan on beşinci maddeyle İtalya lehine feragat edilmiştir. Türkiye-İran Sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639’da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması’na göre belirlenmiştir. Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı. Azınlıklar: Lozan Barış Antlaşması’nda azınlık, Müslüman olmayanlar olarak belirlenmiştir. Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edildi ve hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacağı belirtildi. Antlaşmanın 40. maddesinde şu hüküm yer almıştır: “Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk uyrukları, hem hukuk bakımından hem de uygulamada, öteki Türk uyruklarıyla aynı işlemlerden ve aynı güvencelerden yararlanacaklardır. Özellikle, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel ve sosyal kurumlar, her türlü okullar ve buna benzer öğretim ve eğitim kurumları kurmak, yönetmek ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dinsel ayinlerini serbestçe yapma konularında eşit hakka sahip olacaklardır.”[8] Batı Trakya’daki Türklerle, İstanbul’daki Rumlar dışında, Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler’in mübadele edilmeleri kararlaştırıldı. Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı nedeniyle istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Türkiye, tamirat bedeli olarak Yunanistan’dan 4 milyon altın talep etti[9] ancak bu istek kabul edilmedi. Bunun üzerine 59. maddeyle Yunanistan savaş suçu işlediğini kabul etti ve Türkiye tazminat hakkından feragat etti ve sadece savaş tazminatı olarak Yunanistan, Karaağaç bölgesini verdi. Osmanlı’nın borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye’ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi. Düyun-u Umumiye idare heyetinde bulunan yenik Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu devletlerinin temsilcileri idare kurulundan çıkartılmış ve kurumun faaliyeti devam ettirilerek antlaşmayla birlikte yeni görevler verilmiştir. (Lozan Barış Antlaşması madde 45,46,47…55, 56). Boğazlar: Boğazlar, görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi. Böylece Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı. Bu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir. Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye’nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı. Patrikhaneler: Dünya Ortodokslarının dini lideri durumundaki patrikhanenin Osmanlı Devleti zamanındaki bütün ayrıcalıklarının kaldırılarak sadece dinî işleri yerine getirmek şartıyla ve bu hususta verilen sözlere güvenilerek İstanbul’da kalmasına izin verildi. Ancak antlaşma metnine patrikhanenin statüsü hususunda tek bir hüküm konulmadı. Kıbrıs: Osmanlı Devleti Ruslara karşı İngilizleri yanına çekebilmek için 1878 yılında Kıbrıs’taki hakları saklı olmak şartıyla geçici olarak Kıbrıs’ı Birleşik Krallık idaresine vermişti. Birleşik Krallık I. Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine 5 Kasım 1914’te Kıbrıs’ı topraklarına kattığını resmen açıkladı. Osmanlı Devleti bu kararı tanımadı. Türkiye Lozan Antlaşması’nın 20. maddesiyle Kıbrıs’taki Birleşik Krallık egemenliğini kabul etti.  
    20.07.2023
    MUHARREM AYI, AŞURE GÜNÜ ve KERBELA
    Muharrem Ayı'nın tüm insanlığa huzur, barış ve kardeşlik getirmesi temennilerimizle,  Yas-ı Matem orucuna niyet eden tüm canlarımızın oruç ve dualarının Hak katında kabul olmasını diliyoruz.    Hicri takvim, Peygamber Efendimizin (S.A.V) Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret ettiği sene esasıyla, kameri ayların temel kabul edildiği takvimdir. Hicri takvime göre yılın 1. ve ilk ayı Hicri yılbaşı olan Muharrem 30 Temmuz 2022 (1444) Cumartesi günü itibariyle başladı. Zilhicce ayından sonra, Hicri takvimde yeni yıla girilir ve Muharrem ayı başlar. Muharrem ayı ile birlikte 1444 yılına girildi. Peki, Muharrem ayı ve önemi nedir? Aşure günü ne zamandır? Aşure günü Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günüdür. Tarihte sıkıntı ve belâların kaldırıldığı gün olan, Peygamberler ve ümmetleri için kurtuluş günü olan bu mübarek günün bolluk ve berekete vesile olması niyaz edilir.  Aşure Gününün Önemi Nedir? Peygamber Efendimizin (S.A.V) Muharrem ayının faziletleri ile ilgili hadis-i şerifleri aşure gününün de önemini ortaya koymaktadır. Allah Resulü “Her kim aşure gününü ihya ederse aşure gününü diriltir, gününde ve gecesinde ibadetle meşgul olursa Allah-u Teala dilediği gibi onu yaşatır ve diriltir” diye buyurmuştur. Peygamber Efendimizin Ramazan dışında nafile orucu olarak hiç terk etmediği beş oruçtan bir tanesi de aşure günü orucudur.Tüm bunları değerlendirdiğimizde aşure gününün ne kadar önemli bir gün olduğunu görüş oluruz. Muharrem Ayının Önemi Nedir? Kelime anlamı itibariyle haram kılınan, yasaklanan, kutsal olan, saygı duyulan anlamlarına gelen Muharrem ayı savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan biridir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep dört haram aydır. Muharrem ise Hicri takvim sıralamasına göre bunların birincisidir. Oruç ibadeti ve aşure ikramlarıyla kıymetlenen, haram aylardan biri ve hicri yıl başlangıcı olması hasebiyle Muharrem ayı İslamiyet’te oldukça önemlidir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadis-i şerifinde “Şüphesiz ki, zaman döndü, dolaştı Allah’ın gökleri ve yerleri yarattığı gündeki şekline geldi. Sene on iki aydır, bunlardan dördü haramdır ki üçü peş peşedir, bunlar da Zilkade, Zilhicce, Recep ve Muharremdir.” buyurmuştur. Hz. Ömer’in halifeliği devrinde 638 yılında Resul-i Ekrem’in Mekke’den Medine’ye hicretinin resmi takvim başlangıcı olarak kabul edilmesiyle muharrem hicri yılın ilk ayı olarak belirlenmiştir. Arap hükümdarları yeni yılın ilk gününe saygı gösterir ve tebrikleri kabul etmek üzere törenler düzenlerlerdi. Osmanlılar döneminde de muharrem ayında devlet erkânı padişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahtan “muharremiyye” denilen hediyeleri alırlardı. Muharrem Ayı Ne Zaman Başlar? Hicri takvime göre her Muharrem ayı geldiğinde yeni yıla girilir. 2022 Muharrem ayı ise 30 Temmuz Cumartesi günü başlıyor. Bu sene 1443 yılından 1444 yılına giriliyor. Böylece İslamiyet’te yeni yıl tebrik ediliyor ve şöyle bir örnek mesajla kutlanıyor: “Yeni hicri senenizi tebrik eder, ilmi-manevi inkişafımız için yeni bir başlangıç olmasını diler, ümmet-i Muhammed’in huzuru ve muhafazasına ve daha nice hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederiz.” KERBELA;  I. Muaviye (İslam Devleti'nin Hz. Ali'den sonraki halifesi ve Emevi Hanedanı'nın kurucusu) tarafından halife tayin edilen I. Yezid, Hz. Hüseyin’in kendisine biat etmesini, reddederse öldürülmesini emir verir. Hz. Hüseyin bunu kabul etmez, halifeliğin kendisine düştüğünü söyler. Yezid, Hz. Hüseyin'i Kufe’ye davet eder, halife olarak Hz. Hüseyin'i tanıyacağını bildirir. Hz. Hüseyin Kufe'ye doğru yola çıkar. Yezit, Kerbela Çölünde, Hz. Hüseyin ve 73 kişilik kervanını ordusuyla kuşatır, onları aç susuz bırakır sonra da hepsini katleder. Anadolu’daki Alevî-Bektaşî geleneğinde muharrem ayının özel bir yeri vardır. Hz. Hüseyin (AS) ile diğer Kerbela şehitlerinin yas-ı matemi için bu ayın ilk on veya on iki gününde oruç tutulur. Orucun ardından Aşure Günü yapılır. 12 değişik malzemeden oluşan aşure yenilir ve dağıtılır. Kerbela'da kuşatılarak aç ve susuz bırakılan Hz. Hüseyin ve  kervanı, yanlarında getirdikleri yiyecekleri birleştirerek aş yapıp yerler. Aşure gününde yenen aşure Kerbela'da çekilen sıkıntıyı ve acıyı anmak için yapılır.   
    17.07.2023
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, Milletler Ligi finalinde Çin'i 3-1 mağlup ederek turnuvayı ŞAMPİYON olarak tamamladı. Milli Takımımızı kutluyoruz..
      2023 FIVB Milletler Ligi'nin finalinde Çin'i 3-1 yenen A Milli Kadın Voleybol Takımı, kupayı aldı. A Milli Kadın Voleybol Takımı, ABD'nin Teksas eyaleti Arlington kentindeki organizasyonun finalinde Çin'le karşılaştı.  Rakibini 25-22, 22-25, 25-19, 25-16'lık setlerle 3-1 yenen A Milli Kadın Voleybol Takımı, organizasyon tarihinde ilk kez şampiyon oldu.   Türkiye kadın millî voleybol takımı, Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından yönetilen ve Türkiye’yi uluslararası kadın voleybol karşılaşmalarında temsil eden takımdır. 16 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla FIVB dünya sıralamasında 1. sırada bulunmaktadır. 2003 yılında, ikinci olduğu Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonasından bu yana, Türkiye'de "Filenin Sultanları" unvanı ile tanınmaktadır. Bu unvan, o yıl karşılaşmaları anlatan TRT Spikerleri tarafından takımın maçlarda gösterdiği efsanevi performans sonrasında verilmiştir. Ülkenin milli takım düzeyinde takım sporlarında en başarılı derecelerini elde etmiştir.     KAYNAK : GAZETE DUVAR - VİKİPEDİ 
    Duyurular