Tüm Haberler
HATAY ili Samandağ ilçesi Sutaşı Çadırkent Bölgesine Yardım TIR'ımız dün akşam (12.04.2023) yola çıktı.
Yardımlarımız devam ediyor. 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketinde zarar gören depremzedeler, İstanbul Valiliğimizin emirleri doğrultusunda geçici konaklama sağlanan HATAY ili Samandağ İlçesinde bulunan 6 Çadırkentle Şişli ilçemiz eşleştirilmiştir. Şişli kaymakamlığının talimatıyla eşleştirilmiş olduğumuz Sutaşı Çadırkentte kalan 503 depremzedenin kişisel ihtiyaçları, Perpa 8. katta toplandı. Toplanan yardımlar ( tişört, eşofman, ayakkabı, bere, terlik, çorap, iç çamaşırı) bölgeye ulaşırılmak üzere dün akşam (12.04.2023) yola çıktı.
İBB desteği ile PERPA bahçesi ve çevresinde peyzaj çalışmaları yapıldı.
PERPA Ticaret Merkezi’nin bahçesinde ve çevresinde yer alan ağaçların bakım ve budama işlemi İBB tarafından gerçekleştirildi. Düzenli olarak belli dönmlerde Perpa bahçesi ve çevresinde yer alan ağaç ve bitkilerin bakımları, budama ve ağaçlandırma işlemleri İBB tarafından yapılmaktadır. İBB Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı, Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü budama ekipleri tarafından güvenlik ve estetik görüntü için PERPA bahçesindeki ve çevresindeki ağaçlar, bitkiler budanarak güçlendirildi. PERPA çevresi çiçek ekimi de İBB tarafından yapılacak. İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’na, İBB’ye ve İBB Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı'na, İBB Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü'ne teşekkür ederiz.
İstiklal Marşımızın 102. Yılı Kutlu Olsun
Güftesi, Anadolu'da Millî Mücadele'nin devam ettiği sırada Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınmış şiirdir. Şairin Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk'a, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir. Maarif Vekaleti, Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, İstiklâl Harbi’nin millî bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla 1921’de bir güfte yarışması düzenledi. Yarışmaya toplam 724 şiir katıldı. Eser gönderenler arasında Kâzım Karabekir, Hüseyin Suat Yalçın, İsak Ferrara, Muhittin Baha Pars ve Kemalettin Kamu gibi tanınmış isimler de vardı.[3] “Çanakkale Şehitlerine” ve “Bülbül” gibi şiirlerin sahibi Mehmet Âkif’in “Milletin başarılarının para ile övülemeyeceğini” düşündüğü için yarışmaya katılmak istemediği bilinir. Son şiir gönderme tarihi olan 23 Aralık 1920’den sonra Eğitim Bakanlığı güfteleri incelemiş ancak içlerinde istiklal marşı olabilecek bir eser bulamamıştı. Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey’in kendisine yazdığı 5 Şubat 1921 tarihli davet mektubundan sonra fikrini değiştirerek Ankara’daki Taceddin Dergâhı’ndaki odasında, Türk ordusuna hitap ettiği şiiri kaleme aldı ve Bakanlığa teslim etti.[5] Şiirde şair; Kurtuluş Savaşı’nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk’a, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirmiştir.[2] Hamdullah Suphi Bey, Âkif’in şiirinin önce cephede asker arasında okunmasına karar verdi. Batı Cephesi Komutanlığına gönderilen şiir, askerin beğenisini kazandı.[3] İstiklâl Marşı, 17 Şubat 1921 tarihinde Hâkimiyet-i Milliye ve Sebilürreşad gazetelerinde yayımlandı, on iki gün sonra ise Konya’da Öğüt gazetesinde yer aldı. Ön elemeyi geçen yedi şiir, 12 Mart 1921’de Mustafa Kemal’in başkanlığını yaptığı Meclis oturumunda tartışmaya açıldı. Mehmet Âkif’in şiiri, Meclis kürsüsünde Hamdullah Suphi Bey tarafından okundu. Şiir okunduğunda milletvekilleri büyük bir heyecana kapıldı ve diğer şiirlerin okunmasına gerek görülmedi. Bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Akif’in şiiri coşkulu alkışlarla kabul edildi. Güfteye en sert eleştiri Kâzım Karabekir’den geldi. Kâzım Karabekir, 26 Temmuz 1922’de Bakanlar Kurulu Başkanı Rauf Bey’e yazdığı mektupta yarışma sonucunun iptal edilmesini istemiş ve eleştirilerini sıralamıştır. Eleştirilere karşın güftede bir değişikliğe gidilmedi ve Paşa da bu konuda ısrarcı olmadı. Mehmet Âkif, kazandığı beş yüz liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklarına iş öğreterek yoksulluklarına son vermek için kurulan Darülmesaiye bağışladı.[5] Şair ayrıca, İstiklâl Marşı’nın Türk milletinin eseri olduğunu beyan etmiş ve İstiklâl Marşı’nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat’a dahil etmemiştir. Ülke savaş içerisinde olduğu için Âkif’in şiirinin bestelenmesi iki sene ertelendi, 1923’ün 12 Şubat’ında İstanbul Maarif Müdürlüğüne beste yarışması açma görevi verildi. Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. Ülkenin içinde bulunduğu zor koşullar nedeniyle sonucu belirleyecek bir değerlendirme yapılamadı. Bu nedenle güfte, ülkenin çeşitli yerlerinde farklı bestelerle okunmaya başlandı. Edirne’de Ahmet Yekta Bey’in, İzmir’de İsmail Zühtü Bey’in, Ankara’da Osman Zeki Bey’in, İstanbul’da Ali Rıfat Bey ve Zati Bey’in besteleri okunuyordu. 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etmiştir.[10] Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930’da değiştirilerek dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922’de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır. Üngör’ün yakın dostu Cemal Reşit Rey’le yapılan bir röportajda da kendisinin belirttiğine göre beste, aslında başka bir güfte üzerine yapılmıştır ve İstiklâl Marşı olması düşünülerek bestelenmemiştir. Söz ve melodide yer yer görülen uyum (prozodi) eksikliğinin (Örneğin “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” mısrası ezgili okunduğunda “şafaklarda” sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünmüştür.) esas sebebi de budur. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde günümüzde İstiklâl Marşı olarak söylenmektedir.2013 yılında marşın bestesine okunma zorluğunu gidermek amacıyla çeşitli teknik düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.
Perpa A Blok Başkanı Hasan SEZGİN, geleneksel 8 Mart kutlama yemeğinde kadın personeli ile biraraya geldi.
8 Mart Dünya Kadınlar günü sebebiyle, A Blok Yönetim Kurulu Başkanımız Hasan SEZGİN Kadın personelleri ile biraraya geldi. Her yıl geleneksel hale gelen kutlama yemeği, Alazade Restoran'da yapıldı. Bu geleneği başlatan ve kadın personeline her daim gereken desteği ve özveriyi gösteren Başkanımız Hasan SEZGİN'e bu hassasiyetinden dolayı teşekkür ederiz.
1 Martta gerçekleşen İstanbul Deprem Seferberlik Planı toplantısına Başkanımız Hasan SEZGİN ve Genel Müdürümüz Serkan DÜZENLİ katıldı.
01 Mart Çarşamba günü saat 13:00'de İstanbul Kongre Merkezinde gerçekleşen İstanbul Deprem Sefereberliği Planı toplantısına Başkanımız Hasan SEZGİN ve Genel Müdürümüz Serkan DÜZENLİ katıldı. İstanbul'da düzenlenen toplantıya; İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Emrah Şahan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Alpkökin, İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa, İGDAŞ Genel Müdürü Dr. Mithat Bülent Özmen, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkan PROF. DR. Ayşe Erdinçler, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ile İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar'ın yanısıra Türkiye'nin önemli yer bilimcileri Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Celal Şengör ve Prof. Dr. Haluk Eyidoğan gibi isimler de katıldı. Toplantıda, İstanbul’un depreme dirençli bir kent haline getirilmesi amacıyla ‘Deprem Bilim Üst Kurulu’nun önerileri, tespitleri ve çözüm yolları doğrultusunda başlattığı seferberlik planını kamuoyu ile paylaştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi , deprem için seferberlik çağrısı yaptı. İBB, İstanbul’un depreme dirençli bir kent haline getirilmesi amacıyla ‘Deprem Bilim Üst Kurulu’nun önerileri, tespitleri ve çözüm yolları doğrultusunda başlattığı seferberlik planını kamuoyu ile paylaştı. İktidarı, muhalefeti, bürokratı ve vatandaşıyla birlikte herkesin depremi Türkiye'nin birincil sorunu olarak kabul etmesi gerektiğine vurgu yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Biz, bugün itibariyle. Düzen değiştirmek, cesaret işidir. Cesur olabilmek için, önce o düzenin bir parçası olmaktan kurtulmak gerekir. İBB, 2019 Haziran’ından bugüne, ‘imar-rant-siyaset’ düzeninin bütünüyle dışındadır. Bu sebeple deprem konusunda en ileri, en cesur adımları atabilecek bir konumdayız. Bu süreçte, İstanbul’a özel kanun çıkarılması bir zorunluluktur. Tüm ülke için de imar aflarını artık geri dönmemek üzere, hayatımızdan sonsuza kadar çıkarmalıyız. Bu ülkede bundan böyle her imar affı teklifini, geleceğimiz için bir ihanet gibi görmeliyiz. Dahası, imar aflarının yasaklanmasına ilişkin anayasal düzenleme yapmalıyız” şeklinde konuştu. “Bugün itibariyle, İstanbul’u depreme dirençli bir kente dönüştürme konusunda kararlıyız, cesuruz” diyen İmamoğlu, “Biz, artık duramayız. Hepimiz biliyoruz ki; İstanbul durursa, Türkiye durur. İstanbul durursa, Türkiye diz üstü çöker. Bizim için bu, bir başlangıç. Bu amaçla, bugün itibariyle sahaya çıkıyoruz. 15 gün sonra güçlendirme başvurularını almaya başlıyoruz. Perşembe günü mahalle aralarına giriyor ve yıkımlarımıza devam ediyoruz. Nisan’da tekrar bir araya geleceğiz ve afet eylem planımızın detaylarını sizlerle paylaşacağız. Gelin, şehirlerimizde ağır ağır, sinsi sinsi katliamlar üreten, canlarımızı bizden koparan bu düzeni hep birlikte değiştirelim. Şimdi başlayıp, 5 yıllık plan, 10 yıllık plan ve 20 yıllık planla, tüm kentlerimizi deprem dirençli kent haline getirelim. Kaderimiz, bu topraklarda yükselip, depremle yıkılıp giden diğer medeniyetlerin kaderine benzemesin” ifadelerini kullandı. HABER LİNKİ : https://www.ibb.istanbul/arsiv/40849/deprem-icin-seferberlik-cagrisi-yapti
YARDIM KOLİLERİNDEN OLUŞAN 5. TIRIMIZ YOLA ÇIKTI.
PERPA Temsilciler Üst Kurulu, Perpalıların emanet ödemeleri ve kendi gücüyle 600 adet koli hazırladı. Perpa esnafımızın da katkıları ile Şişli Kaymakamlığı tarafından belirlenen deprem ihtiyaç listesine göre gıda ve hijyen kolileri hazırlanarak 5. Tırımıza yüklendi. Tırımız 27.02.2023 tarihinde, depremzedelerimize ulaştırılmak üzere yola çıktı.
Reklamlar
Duyurular