Tüm Haberler
Tesla Motor Elon Musk
Atatürk tweetleriyle sosyal medyayı sallamıştı Elon Musk kimdir? Elon Musk, son günlerin en çok konuşulan ismi oldu. Anıtkabir’deki karesiyle sosyal medyaya damga vuran ve Türkler tarafından da yakın takibe alınan Elon Musk’ın özel yaşamı merak konusu oldu. Peki Tesla’nın CEO’su olarak bilinen Elon Musk kimdir, kaç yaşında? Musk’ın kısa bir süre sonra paylaştığı ikinci fotoğrafta ise Atatürk Mozalesi yer aldı. Musk, fotoğrafın altına İngilizce yazdığı paylaşımda, “Çiçekler koydum. Üç kırık kaburga, delik bir akciğer ve yine de savaştı” ifadesini kullandı. Dünyaca ünlü iş adamı, Tesla Motor’un CEO’su Elon Musk, Atatürk paylaşımlarıyla Türk sosyal medya kullanıcılarının gönlünü fethetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek için Türkiye’ye gelen Elon Musk, Anıtkabir’i ziyaret etmiş ve ziyaretinin ardından iki adet fotoğraf paylaşmıştı. İki fotoğrafına toplamda 1 milyon 200 bin’den fazla beğeni gelmişti. Musk’ın özellikle ikinci fotoğrafında Atatürk için yazdığı “Üç kırık kaburga, delik akciğer ve o yine de savaştı” ifadeleri büyük takdir toplamıştı. Son paylaşımlarıyla adından söz ettiren Elon Musk, uzun süre konuşulacak gibi görülüyor. Peki genç yaşına rağmen büyük bir başarı öyküsü yazan Elon Musk kimdir? Güney Afrika asıllı Amerikalı mühendis, mucit, yatırımcı ve girişimci Elon Musk, 28 Haziran 1971’te doğdu. SpaceX’in kurucusu ve Tesla Motors ile PayPal’ın (orijinali X.com) kurucu ortaklarındandır. SpaceX’te CEO ve baş tasarımcı; Tesla Motors’da başkan, CEO ve ürün mimarı olarak görev yapmaktadır. Musk aynı zamanda SolarCity’nin de başkanıdır. Çocukluğu ve gençliği Musk Pretoria’da Kanadalı bir anne ve Güney Afrikalı bir babanın (Errol Musk) oğlu olarak doğdu. Elon kendi kendine yazılım programlayıp kodlamayı öğrendi. 12 yaşındayken kendi yazdığı Blastar adındaki uzay oyununu yaklaşık $500’a satarak ilk yazılım satışını yaptı. Bryanston High School’da sekizinci ve dokuzuncu sınıfları geçtikten sonra Musk, Pretoria Boys High School’a geçip oradan mezun oldu. 1988 yılında henüz 17 yaşındayken Güney Afrika ordusunda askerlik yapmamak için evinden ayrıldı: “Askerlik yapmakla ilgili bir sorunum yok, ancak Güney Afrika ordusunda askerlik yapıp siyahi insanları bastırmaya çalışmak bana vakit geçirmek için iyi bir yol gibi görünmedi.” ABD’ye taşınmak istiyor ve şöyle diyordu: “Orası muhteşem şeylerin mümkün olduğu yer.” Üniversite yılları 1992 yılında, Kingston, Ontario’daki Queen’s University’de iki yıl geçirdikten sonra, University of Pennsylvania’da işletme ve fizik okumak için Kanada’dan ayrlıdı. The Wharton School of the University of Pennsylvania’da anadalını seçip,Ekonomi alanında lisans diploması aldı. Ayrıca University of Pennsylvania, School of Arts and Sciences’dan da,Fizik alanında yan dal diploması aldı.Daha sonra Uygulamalı Fizik ve Malzeme Bilimi alanında doktora yapmak için Kaliforniya’nın Silikon Vadisi bölgesine taşındı. Ancak doktorayı tamamlamadı. Lisans eğitimleri ve Thomas Edison, Nikola Tesla, Bill Gates, Steve Jobs, Walt Disney gibi yenilikçilerden aldığı ilhamla,Musk girmek istediği, “insanlığın geleceğini en çok etkileyecek sorunlardan oluşan” üç alan tespit etti. Bu alanlar internet, temiz enerji ve uzaydı. Musk 1995’de Stanford’da uygulamalı fizik ve malzeme bilimi alanında doktoraya başladı. Ancak iki gün sonra kardeşi Kimbal Musk’la beraber yeni organizasyonlar için bir çevrimiçi içerik yayınlama yazılımı olan Zip2 projesine başlamak için okulu bıraktı.1999’da, Compaq’ın AltaVista birimi Zip2’yu 307 milyon dolar nakit ve 34 milyon dolarlık hisse senedi vererek satın aldı. Musk 1999 yılının Mart ayında bir çevrimiçi finans ve ödeme servisi olan X.com’un ortak kuruculuğunu yaptı. Ertesi yıl X.com bir 50/50 birleşme anlaşmasıyla X.com ile aynı büyüklükte bir açık arttırma sistemi olan Confinity’yi bünyesine katarak PayPal’ı oluşturdu. Musk çevrimiçi aktarım, ya da “P2P” teknolojisine olan inancından dolayı alımın organize edilmesinde kilit rol oynadı.Musk’a göre Confinity alt markası X.com içerisinde bir kişiden kişiye ödeme platformu kurulup geliştirilmesinde mutlaka gerekli bir araçtı.Birleşen şirketler önceleri şirket adı olarak X.com’u tercih ettiler, ancak Şubat 2001’de isim değiştirip PayPal Inc. ismini aldılar. Musk PayPal’ın küresel ödeme sisteminde ve X.com’um çekirdek finansal tekliflerinden ayrılmasında yine önemli bir rol üstlenmişti. Paypal dönemi PayPal’ın çabuk büyümesi büyük ölçüde Musk’ın internette yayılarak büyüme kampanyasının sonucudur.Ekim 2002’de, PayPal eBay tarafından $1.5 milyarlık hisse senedi karşılığında satın alındı. Satıştan önce şirketin en büyük hissedarı olan Musk PayPal’ın 11.7%’lik hissesine sahipti. Musk üçüncü şirketi Space Exploration Technologies’i (SpaceX), Haziran 2002’de kurdu.Şu anda bu şirketin CEO’su ve CTO’sudur. SpaceX roket teknolojisinin durumunu ilerletmeye odaklanmış fırlatma araçları geliştirip üreten bir şirkettir. Şirketin ilk iki fırlatma aracı Falcon 1 ve Falcon 9 roketleri; ilk uzay aracı ise Dragon’dur. SpaceX, 2011’de kullanımı durdurulan Space Shuttle’ın yerini alan Falcon 9 roketi ve Dragon’un Uluslararası Uzay İstasyonu’na 12 uçuşu için 23 Aralık 2008’de 1.6 milyar dolarlık NASA anlaşmasıyla ödüllendirildi. Başlangıçta Falcon 9/Dragon ‘un kargo taşıma işlevini üstlenmesi ve astronot taşıma işinin Soyuz tarafından yapılması düşünüldü. Ancak SpaceX Falcon 9/Dragon’u astronot taşıma için tasarlamıştı ve Augustine komisyonu da astronot taşımacılığının SpaceX gibi ticari şirketler tarafından halledilmesini önerdi. Musk’a göre uzayın keşfi insanlığın bilincini, korumak için değilse de, genişletmek için önemli bir adımdır.Onun deyişiyle çok gezegenli hayat insan ırkının hayatta kalmasını tehdit eden şeylere karşı bir önlem olabilir. “Bir asteroid veya büyük bir volkan bizi yok edebilir, ayrıca dinozorların hiç görmediği risklerle karşı karşıyayız: mühendislik ürünü bir virüs, yanlışlıkla oluşturulmuş bir mikro karadelik, küresel ısınma ya da sonumuzu getirecek henüz bulunmamış bir teknoloji. İnsan ırkı milyonlarca yıldır evrimleşmekte, fakat son 60 yılda atomik silahlar kendimizi tüketmek için bir potansiyel oluşturdu. Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.” Musk’ın amacı insanlı uzay uçuşlarının maliyetini onda birine indirmektir. SpaceX’i daha önceden sahip olduğu $100 milyon’luk bir servetle kurdu. Şu an hala Kaliforniya merkezli şirketin CEO’su ve CTO’sudur. Yedi yıl içerisinde SpaceX Falcon fırlatma araçları ailesini ve Dragon çok amaçlı uzay aracını sıfırdan tasarladı. Eylül 2009’da SpaceX’in Falcon 1 roketi özel bir şirket tarafından finanse edilmiş Dünya yörüngesine uydu yerleştiren ilk sıvı yakıtlı fırlatma aracı oldu. NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo ulaştırılması için özel şirketlerin görevlendirildiği ilk programının bir parçası olmak üzere SpaceX’i seçti. Minimum değeri $1.6 milyar, maksimum değeri $3.1 milyar olan bu anlaşma Uzay İstasyonu’nun kargo alımı ve gönderimine devam eden erişiminin bir mihenk taşı oldu. Bu hizmetlere ek olarak SpaceX’in hedefleri arasında ilk tamamen yeniden kullanılabilir yörüngesel fırlatma aracını oluştururken, aynı anda yörüngesel uzay uçuşu maliyetini on kat azaltıp güvenilirliği on kat artırmak bulunmaktadır. Önümüzdeki yıllarda Musk Uluslararası Uzay İstasyonu’na astronot göndermeye yoğunlaşacaktır, ancak belirtmiştir ki nihai hedefi Mars’ın keşfedilmesini ve iskânını mümkün kılmaktır. 2011’deki bir röportajında 10-20 yıl içinde Mars’a insan göndermeyi umduğunu söylemiştir. 25 Mayıs 2012’de, SpaceX’in Dragon aracı Uluslararası Uzay İstasyonu’na girmiş, ve böylece SpaceX Uluslararası Uzay İstasyonu’na bir araç gönderen ve yanaştıran ilk ticari şirket olarak tarihe geçmiştir. Tesla’dan flaş Türkiye kararı: Geliyor... Elon Musk’ın sahibi olduğu Space X şirketiyle uzaya gönderdiği otomobilin ardından, Tesla’nın yeni durağı Türkiye olacak. Bu yıl İstanbul’da önce servis kuracak olan şirket, daha sonra showroom açacak. Dünyanın en çok satan elektrikli otomobil markası Tesla’ın ilk etapta Türkiye’de servis kurması planlanıyor. 6 AY İÇİNDE HİZMETE ALACAK Vatan Gazetesi’nde yer alan habere göre, Tesla’nın Avrupa merkezi Hollanda (Tesla Motors Netherlands B.V.), İstanbul’un Anadolu yakasında servis alanı arıyor. Şirket, 6 ay içinde servisi hizmete alacak. Serviste ayrıca tanıtım amaçlı olarak 3-4 araç sergilenecek. Tesla 2019’da da İstanbul’da popüler bir mekanda showroom açacak. Tesla Model S ve Model X’e göre daha makul fiyatlı Model 3 ile Türkiye’ye hızlı giriş yapmayı planlıyor. ABD’de fiyatı 35 bin dolardan başlayan Model 3, 1 Nisan 2016’da tanıtılıp 1.000 dolar ön ödemeli rezervasyonla satışa çıktı. Model 3’e 1 ay içinde 400 binden fazla sipariş geldi. ABD’de teslimatlar başlarken, aracın Avrapa’ya gelişi 2018 sonunu bulacak. Model 3’ün Türkiye’de 2019’da satışa çıkması bekleniyor. Fiyatının da yaklaşık 70 bin euro olacağı tahmin ediliyor.
Regaib Kandiliniz Mübarek Olsun
Regaib Kandiliniz Mübarek Olsun Regaib kelime manası olarak pek çok ihsan demektir. Regaip kandili ihsan gecesidir ve fazileti de bundan gelir. Regaip Kandili üç ayların başlangıcıdır. Perşembeyi Cumaya bağlayan geceye denk gelir. Cuma gecesine denk gelmesi sebebiyle de bu Regaib kandili önemli ve özeldir. Profesör Doktor Nihat Hatipoğlu Regaip Kandilinin önemini şu şekilde anlattı. "Bazı rivayetlerde bu gecenin isminin meleklerle telaffuz edildiği ifade edilir. Regaip kelimesi, güzel şeyleri arzu etmek, istemek, elde etmeye gayret etmek anlamlarına gelir. Bu gece ibadet edenin, tövbe edenin arzularının verileceği ümit edilir.
Vefat Eren Ergel
Perpa A Blok Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız, Erol Ergel'in torunu Gimelsan Elektrik A.Ş. Mehmet Ergel'in oğlu EREN ERGEL Vefat etmiştir. Merhum'a Allah'tan rahmet, sevenlerine ve kederli ailesine başsağlığı dileriz. Perpa A Blok Yönetim Kurulu Adına Başkan Hasan Sezgin Not: Merhum'un cenazesi 20.03.2018 Salı günü öğle namazına müteakip, Zincirlikuyu Mezarlığı, Zincirlikuyu Camii'nden kaldırılacaktır. Katılmak isteyenler için Perpa 2. kattan saat 12:30'da servis kaldırılacaktır. İrtibat Tel: 0544 210 06 24
DİSK Genel Başkanı Kani Beko Perpa'da
DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve Şişli CHP İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, kadın kolları ve belediye meclis üyeleri ile birlikte 25 bin işçinin çalıştığı Perpa Ticaret Merkezi yönetimini ziyaret etti. Kani Beko ve CHP Şişli İlçe örgütü üyelerini Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Görüşmede ülke ekonomisinde gelinen son durum başta olmak üzere çeşitli konularda fikir alışverişinde bulunuldu. DİSK Genel Başkanı Kani Beko buradaki konuşmasında, işsizlik başta olma üzere birçok konuda ekonomik verilerin olumsuz sinyaller verdiğine dikkat çekti.
Stephen Hawking hayatını kaybetti…
Ünlü İngiliz Profesör Hawking kimdir? İşte Stephen Hawking’in hayatı… Ünlü İngiliz fizik profesörü Stephen Hawking kimdir? Fizikçi, teorisyen, evrenbilimci ve astrofizikçi Hawking 76 yaşında hayatını kaybetti. ALS hastası olan Hawking Einstein’dan sonra en çok tanınan ve sözüne itibar edilen bilim adamlarının başında geliyordu. İşte bilinmeyen 10 özelliği ile Hawking’İn kısa yaşam öyküsü... Ünlü İngiliz Profesör Hawking kimdir? İşte Stephen Hawking’in hayatı… Stephen Hawking kimdir? sorusu günün en çok sorulan sorusu olmaya aday? Sebebi ise ünlü fizikçinin hayatını kaybetmesi. Ünlü İngiliz Profesör Hawking nerede doğdu? ALS teşhisi hangi yıl kondu? İşte ünlü İngiliz profesör hakkında merak edilen ve bilinmeyen 10 özellik… Bilimsel araştırmaları 40’ın üzerinde dünya diline çevrilen Stephen Hawking, bilim çevrelerinde Albert Einstein’dan sonraki en büyük dahi olarak görülmektedir. STEPHEN HAWKİNG KİMDİR? İngiliz fizikçi, evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar Prof. Dr. Stephen Hawking, 8 Ocak 1942 yılında doğdu. 8 yaşındayken Londra’dan 20 mil uzaktaki St Albans’a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge’e gitti. O zamanlar Oxford’da evren bilimi üzerine çalışma yoktu. Cambridge’de danışman olarak Fred Hoyle’u istemesine karşın Dennis Sciama atanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College’de profesör asistanı oldu. STEPHEN HAWKİNG 1973’de Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra Stephen Hawking, Uygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979’dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlamento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669’da Isaac Newton’a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein’ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang’le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı’nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucu da karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olduğuydu. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu. ALS’DEN SONRA Stephen Hawking 1960’ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking’i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim insanı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyordu. Ünlü fizikçi en son 25 Kasım tarihinde Vatikan’da “Evrenin Kaynağı” başlıklı bir konferans vermiş ve Papa Francis ile görüşmüştü. 1942 yılında İngiltere’nin Oxford kentinde doğan Steven Hawking, kuantum fiziği ve kara delikler üzerine yaptığı çok kapsamlı çalışmalarla tanınıyordu. İŞTE STEPHEN HAWKING’İN SİZİ HAYRETE DÜŞÜRECEK 10 ÖZELLİĞİ 1. Öğrencilik hayatı pek iyi başlamadı Okul döneminde Hawking’in çok da başarılı biri değildi. 9 yaşındayken notları, sınıfın en kötü notları arasındaydı. Çabalayarak notlarını orta seviyeye çıkardı ancak, daha fazlası hiç olmadı. 2. O günlerde bile Einstein diyorlardı Kötü notlarına rağmen takma adının “Einstein” olduğuna bakılırsa, çevresi onun geleceğin dahisi olduğunu anlamış gibi görünüyordu.İlerleyen yaşlarında, Oxford Üniveristesi burs sınavlarında yüksek puan alarak üniversitede okumaya başladı. 3. Biyolojiyi belirsiz buluyordu Stephen Hawking küçük yaşlardan beri matematiği ve fiziği severdi. Hawking biyoloji ile ilgilenmezdi. Biyolojiyi “çok belirsiz, çok ezberli” bulduğunu söylemiştir. 4. Kürek takımındaydı Fiziksel engellere yol açan hastalığının tanısı konmadan önce bile Hawking, çok iri biri değildi. Kürek takımında dümenci konumundaydı. Böyle iri olmayan kişiler, kürek takımında kürek çekmeyip yön ve hız verme amaçlı dümen pozisyonunda görev alıyordu. 5. ALS tanısı Hawking 21’inde, yavaş yavaş sendeleme ve genel sakarlık belirtileri göstermeye başladı. Rahatsızlığı olduğunu anlamak için test yaptırmak üzere hastaneye gitti. Orada amyotrofik lateral skleroz (ALS) tanısı kondu. ALS, hastaların istemli kas kontrolünü kaybetmelerine neden olan nörolojik bir hastalıktır. Doktorlar ona büyük olasılıkla birkaç yıl ömrü kaldığını söylediler. 6. Kuramları ve kuantum mekaniği üzerine çalışmaları Hawking’in en önemli başarılarında biri, 1983’te evrenin sınırlarının olmadığı kuramını ortaya atmasıdır. Hawking ve Hartle evrenin şekli ve doğasını anlamak amacıyla, kuantum mekaniği ve genel görelilik kavramlarını birleştirerek evrenin kapsanan bir varoluş olduğunu, ancak yine de sınırları olmadığını gösterdiler. 7. Uzaylıların varlığına inanırdı 2008 yılında NASA’nın 50. Yıldünümü kutlamasında Hawking konuşmacı olarak bu konudaki fikirlerini dile getirmiştir. 8. Geleceğimiz Uzayda Hawking, küresel ısınma ve nükleer savaş yüzünden insan ırkının geleceğinin, eğer uzun bir gelecek olacaksa, uzayda olacağını belirtmiştir. 9. Yanıldığını söyleyecek kadar komplekssiz 2004 yılında Hawking kara deliklerle ilgili 1997’de girdiği bir iddiayı bilim insanı arkadaşlarının kazandığını ve kendisinin yanıldığını itiraf etti. Hawking, yanıldığını itiraf edebilecek kadar centilmen bir insandı, nitekim 2004 yılında yanıldığını itiraf etti. 10. Kitapları… Hawking’in özgeçmişinde en beklenmedik özelliklerinde biri şüphesiz çocuk kitabı yazarı olmasıdır. 2007’de kızı Lucy ile birlikte “”Georgo’nun Evrene Açılan Gizli Anahtarı” kitabını yazdılar.Serinin ikinci kitabı 2009 yılında “Georgo’nun Kozmik Hazine Avı” adıyla yayınlandı.
Başkan Hasan Sezgin personelin kadınlar gününü kutladı
Başkan Hasan Sezgin A Blok yönetim ve Perpa Üst Kurul kadın çalışanlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü Kutladı. 8 Mart Perpşembe günü kadın çalışanlar ve tek bayan yöneticimiz Gülüşah Uçar ile birlikte Koçi Restaurant'ta öğle yemeği yenildi.
İto İstanbul Ticaret odası seçimleri 9 Nisan'da yapılacak
İstanbul Ticaret Odası, İTO seçimleri 9 Nisan Pazartesi günü İstanbul Dünya Ticaret Merkezi'nde yapılacak. Perpa Ticaret Merkezi'nin İTO Meslek Komiteleri ve diğer organlarda daha iyi temsil edilebilebilmesi için faaliyet alanınızdaki meslek komitesinin meclisinde daha iyi temsil edilebilmek için yönetim olarak her türlü desteği vermeye hazırız. İto seçimlerine katılmak isteyenler yöneticiliğimize başvuru yaptığında temsiliyet için her türlü kolaylık gösterilecektir. Seçime katılamayacak olan esnafımız varsa, kendi meslek komitesindeki Perpalı esnafa vekalet vermelidir. İTO Meslek Komiteleri Komite No Komite Adı 1 PERAKENDE TİCARET 2 TOPTAN VE DIŞ TİCARET 3 BİJUTERİ, OYUNCAK VE HEDİYELİK EŞYA 4 KUYUMCULUK 5 BİLGİ TEKNOLOJİLERİ 6 KAĞIT VE KIRTASİYE 7 KOZMETİK 8 İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ 9 TOPTAN GIDA VE TEMİZLİK ÜRÜNLERİ 10 CAM VE CAM ÜRÜNLERİ 11 PEYZAJ VE ÇİÇEKÇİLİK 12 EKMEK, UN VE UNLU MAMÜLLER 13 MEYVE VE SEBZE 14 HAYVANSAL GIDA ÜRÜNLERİ 15 EĞİTİM 16 OTELLER 17 RESTORAN VE YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİ 18 FİNANS KURULUŞLARI 19 MALİ MÜŞAVİRLİK 20 SİGORTACILIK 21 EMLAK MÜŞAVİRLERİ 22 ŞEHİRİÇİ YOLCU TAŞIMACILIĞI 23 YOLCU TAŞIMACILIĞI VE SEYAHAT ACENTELERİ 24 TAŞIMACILIK VE LOJİSTİK HİZMETLERİ 25 GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ 26 TRAFİK MÜŞAVİRLİĞİ 27 AKARYAKIT 28 İŞLETME DESTEK HİZMETLERİ 29 MİMARLIK VE MÜHENDİSLİK 30 BİLGİ, İLETİŞİM VE MEDYA 31 KÜLTÜR VE SPOR 32 BASIM-YAYIN 33 SAĞLIK HİZMETLERİ 34 DERİ, KÜRK VE SARACİYE 35 İPLİK VE ELYAF ÜRÜNLERİ 36 ÖRME KUMAŞ, ÇORAP VE TRİKOTAJ 37 KUMAŞ 38 HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON 39 İÇ GİYİM VE AKSESUARLARI 40 EV TEKSTİLİ 41 HALI-KİLİM VE YER KAPLAMALARI 42 TEKSTİL YAN SANAYİ ÜRÜNLERİ 43 TEKSTİL TERBİYE 44 ALTYAPI İNŞAATI 45 KONUT İNŞAATI 46 İNŞAAT TAAHHÜT 47 RESTORASYON VE İZOLASYON 48 İNŞAAT MALZEMELERİ 49 TOPRAK ÜRÜNLERİ 50 MEKANİK TESİSAT VE DOĞALGAZ TESİSATI 51 AYAKKABI VE AYAKKABI YAN SANAYİ 52 KARA TAŞITLARI, YEDEK PARÇALARI VE EKİPMANLARI 53 MOTORLU TAŞIT SATIŞ VE SERVİSİ 54 MOTORLU ARAÇLAR TAMİR, BAKIM VE İMALATI 55 DEMİR ÇELİK 56 DEMİR DIŞI METALLER 57 DÖKÜM VE METAL İŞLEME 58 METAL ÜRÜNLER VE MUTFAK EKİPMANLARI 59 MAKİNA VE EKİPMANLARI 60 TAKIM TEZGAHLARI VE OTOMASYON 61 TEKNİK HIRDAVAT 62 MERMERCİLİK VE MADENCİLİK 63 ENERJİ 64 ELEKTRİK EKİPMANLARI 65 AYDINLATMA 66 ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ 67 TELEKOMÜNİKASYON 68 PLASTİK VE KAUÇUK 69 KİMYEVİ MADDE 70 ORMAN ÜRÜNLERİ 71 MOBİLYA 72 BAKLAVA, PASTA VE ŞEKERLİ MAMÜLLER 73 GÖZLÜKÇÜLÜK VE SAATÇİLİK 74 ET VE ET ÜRÜNLERİ 75 KARGO, POSTA VE DEPOLAMA 76 LPG, SIVILAŞTIRILMIŞ VE SIKIŞTIRILMIŞ GAZLAR 77 DOKUMA 78 HUBUBAT, BAKLİYAT, KURUYEMİŞ VE KURU MEYVE 79 FOTOĞRAFÇILIK 80 ZÜCCACİYE 81 DOĞAL VE İŞLENMİŞ KATI YAKIT İstanbul Ticaret Odası, Türkiye'nin ve üyelerinin; uluslararası ticaretten daha fazla pay alan, küresel boyutlardaki siyasi ve ekonomik oluşumları kendi yararı doğrultusunda yönlendirebilen bölgesel bir güç olmasına katkıda bulunma vizyonuyla hareket eder. İTO, özel sektörün yapısal ve güncel sorunlarının çözülmesi, Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi, ülke ekonomisine güvenli ve istikrarlı bir gelişim ortamı sağlanmasının hayati önem taşıdığını bilir. Ve tüm çalışmalarını; ekonomik ve ticari hayatın her yönüyle geliştirilmesini desteklemek misyonuyla yürütür. Türkiye'nin geleceğine adanmış bir kurum olarak İTO, bu misyondan aldığı güçle; ticaret, küçük sanayi ve hizmet sektörlerinin hızla gelişme ve yaygınlaşmasını teşvik eder. Yurtdışında yeni pazarlar oluşturmak için çalışır. İş dünyasının gelişmesinin önündeki engelleri tespit eder ve kaldırılması için faaliyette bulunur. Tüm üyelerinin ve diğer iş sahiplerinin işlemlerini süratle sonuçlandırır. Kamuoyunu aydınlatır. Kuruluş Yasası’nda da öngörüldüğü şekilde, meslek ahlak ve dayanışmasını korur. Ülke kalkınmasının sağlanmasında ve değişim yaratılmasında, kamu veya özel her türlü mesleki, bilimsel, toplumsal ve kültürel kuruluşla işbirliği yapar. İTO’nun, 1882 yılından bu yana, üyeleri ile bütünleşerek, eksilmez bir heyecan ve şevkle sürdürdüğü hizmet yolculuğu, bu özellikleri ile aynı zamanda, tüm Türkiye’nin gelişmeyi ve aydınlığı hedefleyen ekonomik ve ticari yaşamının da bir fotoğrafıdır. İTO, Türkiye’nin ekonomik panoramasında daima en merkezde bulunmuştur. Bunun için de üç ayaklı ama her şartta “üye odaklı” bir hizmet anlayışı benimsenmiştir. Bunlardan ilki, kanunla kendisine verilen, tescilden ihracata kadar birçok resmi belgenin düzenlenmesini içeren görevleri, ikincisi, üyelerine, yerelden evrensele uzanan bir strateji ve perspektif kazandırmak için eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri, üçüncüsü ise, üyelerinin ticari hak ve menfaatlerini korumak olarak özetlenebilir. İTO, bugüne kadar bu görevlerinin tümünü hakkıyla yerine getirme gayreti içinde olmuştur. Neticede, Türk ekonomisinin öncü kurumu olarak İTO, sadece Türkiye’nin değil bulunduğu bölgeden tüm dünyaya yayılan bir ticari ekol haline gelmiştir. İTO 64.cü Meslek Komitesi (Elektrik Ekipmanları)
Gimder Genel Başkanı, Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri A Blok Yöneticiliğimizi ziyaret etti.
Gimder Genel Başkanı ve Beykoz Vergi Dairesi Müdürü Ali MENDİLLİ, Gimder Genel Başkan Yardımcısı ve İhbar Şikayetler Denetim Koordinasyon Müdürü Emre VURUCUEL, Gimder Genel Sekreteri ve Beşiktaş Vergi Dairesi Müdür Yard. İsmail OTACI, B Blok Yönetim Kurulu Üyesi Hacı DEMİR, YMM Mustafa SEZEN A Blok Yöneticiliğimizi ziyaret ettiler.
Nişasta bazlı şekerin zararları
Prof. Dr. Bingür Sönmez nişasta bazlı şekerin zararlarını anlattı: Yabancı firmaların tatlı zehrinin yurttaşa satışı kolaylaştırılıyor! Çocuklardaki büyüme geriliğinin sebebi tamamen mısır şurubu şerbeti. Kız çocuklarda görülen folikistiğin sebebi de mısır şurubu şerbeti. Yaşlılarda Alzheimer yapıyor. Ama genç yaşlı herkeste obezitenin kesin nedeni, çünkü doymayan insanlar yaratıyor Türkiye’deki şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ve beraberinde mısır şurubuna dayalı tatlandırıcıların piyasaya hakim olması, kanser başta olmak üzere, sağlığımız üzerinde pek çok ölümcül sonucu da beraberinde getiriyor. Bu haftaki Pazartesi Söyelşisi’nin konuğu olan ühlü kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, “Şimdi biz toz şekere, yani pancar şekerden elde edilen şekere razıyız çünkü kanseri gördük sıtmaya razı olduk. Bu nedenle artık annelere diyoruz ki sakın çocuklarınıza sokaktan endüstriyel tatlı almayın, evde kendiniz yapın” ifadelerini kullanıyor. Prof. Sönmez, mısır şurubunun yol açtığı tehlikelere şöyle işaret ediyor: “Son yıllarda kolit o kadar çok arttı ki, bu tamamen mısır şurubuna bağlı. Sonra karaciğerde normal glikoz, glikora çevrilirken mısır şerbeti hiçbir şeye çevrilmiyor, direk yağa çevriliyor. Ve şu anda kime karaciğer ultrasonu yapsanız yağlanma var. Mısır şurubu şerbetinin pankreas kanseri de yaptığı şeklinde çok ciddi yayınlar var. Siroz ve pankreas kanserinin birinci neden nişasta bazlı şeker. Dahası, mısır şurubu Tip 2 diyabet de yapıyor çünkü insülin mekanizmasını tamamen bozuyor. Çocuklardaki büyüme geriliğinin, o kısa boyunlu, kısacık bacaklı olan çocukların sebebi tamamen mısır şurubu şerbeti. Kız çocuklarda görülen kolikistiğin sebebi de mısır şurubu şerbeti. Yaşlılarda Alzheimer yapıyor. Ama genç yaşlı herkeste obezitenin kesin nedeni, çünkü doymayan insanlar yaratıyor.” »Bugünlerde halk sağlığını tehdit eden en önemli konuların başında mısır şurubu geliyor. Bizi bu noktaya getiren süreci kısaca anlatır mısınız? Tatlıyla tanışmamız 5 bin yıl öncesine dayanıyor. Bu tatlı bal, yiyeceklerde ve enerji kaynağı olarak kullanılıyor; doğal ve sağlıklı. Ardından, milattan sonra 300- 400 yıllarında şeker kamışı şekeri ortaya çıkıyor. O da sağlıklı bir şeker. Güney Asya’da başlayıp Amerika’ya kadar geliyor ve en çok Küba’da yetiştiriliyor. Ama şeker kamışı şekeri çok pahalı. Öyle ki “toprağın altını” ifadesi kullanılıyor. Sonra da, bundan 200 yıl kadar önce, şeker pancarı devreye giriyor. Ancak daha sonra, ucuz şeker elde edebilmek için, Amerika’da 1970’lerde mısır şurubundan şeker elde edilmeye başlandı. Ve tüm dünyaya nişasta bazlı şekeri yaydı, ucuz, raf ömrü uzun ve normal şeker değil tatlandırıcı olan bu büyük felaketi. >>Mısır şurubu neden felaket, hangi açılardan felaket? Mısır şurubu şerbeti ayrıcalığı Kemal Derviş zamanında Amerika’nın baskısı sonucunda başladı. O dönem, pancar şekeri üretimine kota koydurdular ve Türkiye’nin şeker üretimini en az yüzde 7’si nişasta bazlı şeker, yani mısır şurubu olması sağlandı. Ertesi yıl, mısır şurubunun kotası, tekrar artırılarak yüzde 15’e çıkarıldı. Son zamanlarda yüzde 30’a yükseltildi. Bu, işin görünen kısmı. Görünmeyen kısmı, 2017’de pancar ekimini serbest bıraktılar. Daha önce köylü ne kadar pancar ekmesi gerektiğini o yörenin pancar fabrikasıyla anlaşılıyordu. Ve fabrika ekilen pancarın tamamını alıyordu. Şimdi köylüye istediğiniz kadar pancar ekebilirsiniz diyerek, pancar ekimini serbest bırakıp fabrikaları kapatıyorlar. Türkiye’de 5 tane mısır şurubu üreten firma var, 120 bin tondan 500 bin tona kadar yıllık üretimleri var ve bunların müşteriye ihtiyacı var. Yurtdışına gönderiyorlar ama iç piyasa çok önemli. Eğer normal şeker yapılırsa, bunların yaptıkları mısır şurubu ellerinde kalacak. >>Şeker pancarı nasıl bir ürün? Toprağın harikası. Toprağı azottan beslemesinden tutun da, fabrikaya girdiğinde alkol, küspe gibi birçok yan ürün elde ediliyor. Örneğin ziyaret ettiğim Konya Şeker Fabrikasında (Torku) şeker pancarından elde edilen ısıyla bir havuz yapmışlar, sıcak suda çok çabuk büyüyen bir balık üretiyorlar. Bir domates serası yapmışlar, bütün ısıtmasını pancar şekeri sırasında çıkan ısıdan elde ediyorlar. Sonuç olarak gele geçek küspeden çok kaliteli hayvancılık yapıyorlar. >>Siz yıllarca üç beyaz çok zararlı dediniz: un, tuz, şeker. Peki nişasta bazlı şeker bunun neresinde? Şimdi biz toz şekere, yani pancar şekerden elde edilen şekere razıyız çünkü kanseri gördük sıtmaya razı olduk. Bu nedenle artık annelere diyoruz ki sakın çocuklarınıza sokaktan endüstriyel tatlı almayın, evde kendiniz yapın. >>Neden bu kadar zararlı nişasta bazlı şeker? Mısır şurubu şerbeti, früktozdan elde edilen şekerdir. Normal şeker yüzde 50 früktoz, yüzde 50 glikozdur ve tabii ki zararlıdır ama mısır şurubu şerbeti yüzde 80 früktoz yüzde 20 glikozdur. Emilmesinden başlayıp tüketimine kadar vücuda yaptığı tahribatın hesabı yok. Emilmesinden başlayalım. Emilirken ince bağırsakta o kadar enerji sarf ediliyor ki, bağırsakta kolit oluşuyor. Son yıllarda kolit o kadar çok arttı ki, tamamen mısır şurubuna bağlı. Sonra karaciğere geliyor, karaciğerde normal glikoz, glikola çevrilirken mısır şerbeti hiçbir şeye çevrilmiyor, direk trigilesid olarak yağ oluşturuyor. Ve şu anda kime karaciğer ultrasonu yapsanız 1. Veya 2. derece karaciğer yağlanması var. Bu nedenle artık literatürde çok belirgin bir isim var: “Alkole bağlı olmayan siroz” terimi var. Mısır şurubu şerbetinin pankreas kanseri de yaptığı şeklinde çok ciddi yayınlar var. Siroz ve pankreas kanserinin birinci neden nişasta bazlı şeker. Dahası, mısır şurubu Tip 2 diyabet de yapıyor çünkü insülin mekanizmasını tamamen bozuyor. Bu hastalığın son yıllarda bu kadar artmasının nedeni tamamen nişasta bazlı şeker. >>Çocuklarda ne gibi görünür durumlara yol açıyor? Büyüme hormonunu geriletiyor. Çocuklardaki büyüme geriliğinin, o kısa boyunlu, kısacık bacaklı olan çocukların sebebi tamamen mısır şurubu şerbeti. Kız çocuklarda görülen Polikistik Over’in sebebi tamamen mısır şurubu şerbeti. Yaşlılarda Alzheimer yapıyor. Ama genç yaşlı herkeste obezitenin kesin nedeni, çünkü doymayan insanlar yaratıyor. Mısır şurubu şerbeti ile yapılmış bir tatlı yediğiniz zaman doymazsınız. Benim annem küçükken bize bayramlarda baklava yapardı, iki dilim yer doyardık. Şimdi dışardan bir kutu baklava alın, hepsini yersiniz yine de doymazsınız. Çünkü doyma hormonumuz olan leptini, mısır şurubu ile inaktif hale getiriyor. >>Öyleyse biz mısır şurubu şerbeti ile yapılmış ürünlerden uzak duracağız, ama kota her geçen gün artarken ve bu madde piyasanın hakimi olurken bunu nasıl başaracağız? Ne yazık ki rekabet kanununun haksız olan kuralları var: Örneğin, bir baklava üreticisi, vitrinine “ürünlerimizde mısır şurubu şerbeti kullanılmamaktadır” yazarsa, bir firma, televizyonda “Biz lokum yapıyoruz ama mısır şurubu şerbeti kullanmıyoruz” derse ceza alıyor. >>Peki biz yurttaşlara ne görevler düşüyor? Öncelikle fabrikaların kapatılmaması için mücadele edeceğiz. Köylü, Torku gibi şeker fabrikalarını satın alacak. Belediyeler seferber olacak, fabrikaların hiçbirini kapattırmayacaklar çünkü bu fabrikaların hiçbiri zarar edecek durumda değil. Fabrikaları yerel halk, kooperatifler, vakıflar, köylü satın alıp layıkıyla işletirse Türkiye ekonomisi zıplar ve biz yurt dışına şeker ihraç edecek duruma geliriz. Ama böyle devam ederse şimdiden yurtdışından şeker ithal eder durumdayız çünkü aklı selim insanlar mısır şurubu kullanmak istemiyor. Dahası, toplum baskısı yaratmak zorundayız. Baklava alacağımız zaman satıcıya ne şekeri kullandığını sormalıyız. >>Marketlerde karşımıza çıkan sınırsız seçenek ile başa çıkacağız? Maalesef marketlerde, ürünlerin üzerinde “mısır şurubu şerbeti kullanılmaktadır” ya da “kullanılmamaktadır” yazmıyor. Bir ürünün içinde mısır şurubu şerbeti varsa g37, g40, g85, g50, m38 yazıyor ve kanunen sorumluluğunu yerine getirmiş oluyor. Peki bu içerik size bir şey ifade ediyor mu, tabii ki hayır. Şu an mısır şurubu şerbeti bazlı ürünler piyasanın yüzde seksenine ulaştı ve kotanın önü açık. Şeker fabrikaları kapatılırsa artık hiç kota da olmayacak. Endüstrinin mısır şurubu şerbetini tercih etmesi maliyetinden ve raf ömrü uzunluğundan dolayı çok normal, ama bizim sağlığımız ne olacak? Evde bir baklava yapın ve koyun dolaba, üç gün sonra kristalize olur ve doğrusu budur. Ama dışarıdan alın bir baklava masanın üstüne koyun, 10 gün sonra aynıdır, ne kristalize olur ne de bozulur. Böyle bir şey sağlıklı olabilir mi? Sabah kahvaltıda yediğimiz reçel, çikolatalı tatla, gofret, bisküvi, endüstriyel tatlılar tamam yakını mısır şurubundan yapılıyor. İnanmayacaksınız ama bal ve pekmezin büyük bir bölümü mısır şurubundan yapılıyor ve özel aroma ilave ediliyor. >>Peki Batı’da durum nedir? Başta, mısır şurubu şerbetini tüm dünyaya yayan Amerika olmak üzere? Amerika’da mısır şurubu şerbetinin kotası yüzde 2, son dönemde yüzde 1’e indirmek için çalışıyorlar. Fransa’da ve Almanya’da yüzde 3 ile 5 arasında ve onlar da bunu düşürmeye çalışıyorlar. Batı’nın bundan geri adım atmasının nedeni kanser başta olmak üzere hastalıkların ortaya çıkışı. Bizim ülkemizde de mısır şurubu şerbeti üretilebilir, kime satarlarsa satsınlar ama bizde de kotası yüzde 1’e düşmeli. >>GDO’lu ürünler bir dönem çok tartışılıyordu. Bu tartışmada sizin açınızdan son durum nedir? Ben GDO konusunda mısır şurubu şerbetinde olduğum kadar olumsuz değilim. GDO çok farklı. İlle de genetiği oynanmış değil de, genetiği ıslah edilmiş ürünler var. Bir Sümer ören yerinde buğday bulabilirsiniz ama üzerinde 8-10 buğday tanesi görürsünüz. Ama bugün bir buğday tanesini üzerinde 60 taneden az buğday varsa dünya aç kalır. Çünkü tarım alanları azaldı, çiftçi azaldı ve nüfus çok arttı. O nedenle genetiği ıslah edilmiş ürünlere ihtiyacımız var. Bir mısırın oynanmış genetiği sağlık sorunlarına neden olacağına dair hiçbir bilimsel makale yok. Dünya açlığa ve kıtlığa gidiyor o nedenle bu şekilde ıslah edilmiş tohumlar kullanmak zorundayız. >>Siz diyorsunuz ki, hiçbir şey mısır şurubu şerbeti ile karşılaştırılamaz. Hiçbir felaket, mısır şurubu şerbetinin ülkeye yaratacağı siyasi, ekonomik, siyasal ve insan sağlığı açısından yaptığı felaketi yaratacak kadar kötü olamaz. Türkiye’de 2000 yılından beri, yanı mısır şurubu şerbeti kullanılmaya başlandığından beri, az önce saydığım hastalıklarda patlama yaşanıyor. Böyle giderse hastalıkların önüne geçmemiz mümkün değil. >>Son yıllarda değişen trendler, alışkanlıklar göz önünde bulundurulduğunda, kalp sağlığını tehdit eden yeni tehditler nelerdir? En büyük tehdit sigara. Bugün sigara deneme yaşı ilkokul çocuklarına inmiş durumda. Oysa benim gençliğimde başlama yaşı askerlikti. İkinci en büyük tehlike obezite. Okullara gidin, çocukların hepsinde büyüme ve gelişim bozuklukları görürsünüz. Spor yapma alışkanlıkları çocuklara kazandırılmıyor. Yetişkinler için de aynı durum geçerli. Beslenme çok kötü. Bunun yanından anormal stresliyiz. Trafikte de stres var, televizyon programlarında da. Kalp hastalıkları yaşı çok aşağı indi. Bir de bizim en büyük felaketimiz, sessiz kalp hastalığı. Hasta olmadan kalp krizi geçirmeden teşhis etme olanaklarımız arttı, geliştirmemiz gerekiyor. »Marketlerde karşımıza çıkan sınırsız seçenek ile başa çıkacağız? Hazır satın alınan; bisküvi, kolalı içecekler, şekerlemeler, çikolata, gofret, hamur işi tatlılar, hazır pasta ve keklerde, meyve suları, dondurma, reçel, jöle, marmelat, rhelva, sütlü tatlılarda mısır şurubu şerbeti kullanılıyor. Ve maalesef marketlerde, ürünlerin üzerinde “mısır şurubu şerbeti kullanılmaktadır” ya da “kullanılmamaktadır” yazmıyor. Bir ürünün içinde mısır şurubu şerbeti varsa g37, g40, g85, g50, m38 yazıyor ve kanunen sorumluluğunu yerine getirmiş oluyor. Peki bu içerik size bir şey ifade ediyor mu, tabii ki hayır. Şu an mısır şurubu şerbeti bazlı ürünler piyasanın yüzde 30’una ulaştı ve kotanın önü açık. Şeker fabrikaları kapatılırsa artık hiç kota da olmayacak. Endüstrinin mısır şurubu şerbetini tercih etmesi maliyetinden ve raf ömrü uzunluğundan dolayı çok normal, ama bizim sağlığımız ne olacak? Evde bir baklava yapın ve koyun dolaba, üç gün sonra kristalize olur ve doğrusu budur. Ama dışarıdan alın bir baklava masanın üstüne koyun, 10 gün sonra aynıdır, ne kristalize olur ne de bozulur. Böyle bir şey sağlıklı olabilir mi? Kaynak: BirGün Gazetesi
Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Yönetim Kurulu Üyesi Cem Haydar BEKTAŞ Yöneticiliğimizi ziyaret etti.
Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Yönetim Kurulu Üyesi Cem Haydar BEKTAŞ Yöneticiliğimizi ziyaret etti. Sayın BEKTAŞ, Perpa hakkında detaylı bilgi alarak birlikte yapılabilecek çalışmaların yanı sıra Perpa ticartine yön verilebilecek projeler hakkında görüşme sağladılar.
Perpa A Blok Yönetimi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt UYSAL'ı ziyaret etti.
Perpa A Blok Yöneticiliğimiz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mevlüt UYSAL'ı makamında ziyaret etti. Ziyaretlerinde Perpa'nın sorunları ve ticari durumu hakkında görüşme sağlandı ve destekleri istenildi. Kendilerine yeni görevlerinin hayırlı olması dilenerek, Perpa'ya davet edildi.
Reklamlar
Duyurular