Tüm Haberler
Günde 40-50 bin ziyaretçi alan Perpa
Perpa A Blok Yönetimi dertli. Büyük AVM’lerin yıllık ziyaretçi sayısını birkaç ayda yakaladıklarını belirten Başkan Sezgin, "Ortak yönetime geçmeliyiz. İTO’ya aidat ödüyoruz. Şişli Belediyesi’ne 20 milyon vergi veriyoruz ama bizimle ilgilenmiyorlar" dedi. Günde 40- 50 bin arası ziyaretçi çeken Perpa Ticaret Merkezi, bazı AVM’lerin yıllık ziyaretçi sayısını birkaç ayda yakalıyor. 4 bin 500 dükkanın olduğu Perpa’da 25 bin kişiye de istihdam sağlanıyor. Buna karşın Perpa A Blok Yönetimi sorunlarını kimseye anlatamamaktan şikayetçi. “İstanbul Ticaret Odası’na dünyanın aidatını ödüyoruz, Şişli Belediyesi’ne yılda 20 milyon liralık vergi veriyoruz” diyen yönetim, bu kurumlar da dahil kimsenin sorunlarını dinlemediğini anlatıyor. A Blok Yönetimi, Perpa'da büyük potansiyel olduğu görüşünde. Ancak tanıtım eksikliği var. Elektronik eşya, güvenlik malzemeleri ve led aydınlatmada Rus ve Ortadoğu'dan alıcı çekilebileceğini belirtti Blok Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sezgin. Önemli bir gelişme... B Blok Yönetimi, merkezin önünde bulunan vekule yapılmak üzere kamulaştırılan arsada davayı kazanmış. Danıştay kararı bekleniyor. Perpa A Blok Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sezgin, Yönetim Kurulu üyeleri Gülşah Uçar, Kemal Gaygusuz, Erol Kartal, Cemil Haberdar ve İrfan Bilgin, merkezle ilgili planlarını DÜNYA gazetesine anlattı. Yönetimler birleşirse daha hızlı ve tasarruf getiren kararlar alınır Bilindiği gibi Perpa iki bloktan oluşuyor. Her blokun ayrı bir yönetimi var. Perpa A Blok Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sezgin, Perpa’da yönetimlerin birleştirilmesi halinde daha hızlı ve tasarruf getirecek kararlar alınabileceği görüşünde. "Birleştirmeyi, tek yönetime geçmeyi savunuyoruz" diyen şöyle devam etti: “A blokta doluluk oranı şu an yüzde 90’larda. 2 bin 200 iş yeri var bizde. Elektrik, elektronik, güvenlik sistemleri, led aydınlatma işleri yapanlar bizim blokta. Güvenlik sistemleri ve led aydınlatmada merkeziz. Toplama baktığınızda elektrikçiler Perpa’da daha baskın.” Günlük 16 bin araç giriş- çıkış yapıyor Perpa Ticaret Merkezi’nde toplam 25 bin çalışanın bulunduğunu dile getiren Sezgin, günlük 40- 50 bin ziyaretçi aldıklarını ve 16 bin araç giriş- çıkışı olduğunu kaydetti. “AVM’lerin yıllık ziyaretçi sayısını biz en fazla 2 ayda yakalıyoruz” diyen Sezgin, inşaat yapmak isteyen bir kişinin Perpa’nın bir kapısından girip, diğerinden çıkana kadar ihtiyaç duyacağı bütün malzemeleri bulabileceğini vurguladı. Yakın coğrafyanın en büyük ticaret merkezi olduklarını söyleyen Sezgin, gelecek dönemde de birçok projeyi hayata geçirmeyi hedefl ediklerini belirtti. Perpa’nın kurumlara toplamda milyonlarca liralık ödeme yaptığını fakat sorunlarını anlatmak için muhatap bulamadıklarından yakınan Perpa A Blok Yönetimi, geliştirdikleri projeleri için kamu bankalarından bile kredi alamadıklarını söyledi. Perpa’nın yalnız bırakıldığını vurgulayan Hasan Sezgin, şöyle devam etti: “Ticaret Odasına ödediğimiz aidat çok ciddi rakam. Şişli Belediyesi’ne 20 milyon lira civarında vergi ödüyoruz. Ne Şişli Belediyesi bizimle ilgileniyor, ne İTO Başkanı bu kadar seçmeni olan bir merkezi ziyaret ediyor. Perpa’da ne yapılıyorsa yönetimlerin başarısıyla oluyor. Bir kere dinlesinler. Anlatacağımız çok şey var. Neden burası Rusya coğrafyasının ve Ortadoğu’nun ticaret merkezi olmasın? Perpa kendi kaynaklarıyla bunu yapabilecek güçte değil. Bu işin daha profesyonel boyutu. İnsanlar akın akın uçaklarla gidip Dubai’den alışveriş yapıyor. Özellikle güvenlik ve alarmda ilk 500’e giren firmalar var Perpa’da. 10’dan fazla... Bu tip işler üye aidatlarıyla yapılacak işler değil. Tanıtım için ekstradan fon isteyemiyoruz. 1 TL ek aidat almak istediğimizde bile esnaf veremiyor.” Yönetim şahsi kefille kredi aldı Projelerini hayata geçirmek için düşük faizli ve uzun vadeli krediye ihtiyaç duyduklarını belirten Sezgin, “Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nda krediye başvurduk, ‘Siz alamazsınız’ dediler. Neden diye sorduk cevap vermediler. Binanın ısıtma- soğutmasını yaparken 1 saatte karar aldık. Bir özel bankadan kendimiz kefil olarak ticari kredi aldık. 2010’da 800 bin lira doğalgaz faturası ödüyorduk. 2016’da 400 bin lira ödedik. Arada o kadar zam oldu ama bu projeyle ödediğimiz yarı yarıya düştü. Elektriği hesaplayamıyorum. 5 bin klima söküldü” dedi. Hasan Sezgin, merkezi yenileme projesi için ciddi kaynak gerektiğini, sadece dış cephe için 7 milyon gerektiğini, "Dünyanın en büyük mono blok" binasını hakettiği görünüme kavuşturmak için çalıştıklarını ifade etti. "Bir gecede 4 bin 500 tapu değişti, 2 ay sakladılar" Perpa A Blok Yönetimi’nin en büyük problemi ise 2007 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı imar uygulaması. Bu uygulamayla 108 bin 526 metrekarelik arsa, 3 parsele bölündü. A Blok'a 62 bin 600 metrekare kaldı. Burada yapılan uygulamadan kat maliklerinin haberi olmadığını kaydeden Hasan Sezgin, kendi paylarına düşen arsanın, metrekaresine bin lira bedel konularak, lehlerine ipotek konarak, İBB İmar AŞ’nin mülkiyetine geçirildiğini ifade etti. Bu konudaki hukuk mücadelelerinin devam ettiğini vurgulayan Sezgin, “Bizden para ödenmeden metrekaresi bin lira bedelle kamulaştırılan arsalar, daha sonra 13 bin lira bedelle satışa çıkarıldı. Arsaları sattıktan sonra parayı ödeyeceklerdi. 2010’da 3 kez ihaleye çıktılar. En son geçen ocak ayında mahkeme yürütmeyi durdurdu ama İBB Danıştay’a gitti. 1/5000’lik ve 1/1000’lik planlar yapılmıştı. Biz imarlı iskanlı olarak burayı aldık. Dünyada ilk kez böyle bir uygulama yapıldı. 4 bin 500 tane kat mülkiyetli tapu değiştirildi. Bizim tapularımız 2 ay saklandı, bize verilmedi. İtiraz süresinin bitmesi beklendi. İBB Başkanı Kadir Topbaş, Perpa’yı ziyaret ettiğinde kendisine bu durumu anlattık, ‘Ben Perpa’ya zarar verecek bir şey yapmayacağım’ dedi. Danıştay daha önceki davalarda 2 kez bizim lehimize karar verdi. Bu sefer de öyle olacağını umuyoruz. Tapular tekrar değişecek, paylarımızı geri alacağız. Binamızın önüne yapılması düşünülen inşaatların hayata geçmesi Perpa’nın bitmesi demek. Planlanan inşaatların yapılması halinde bizim binamızla birlikte 1 milyon 200 bin metrekarelik yapı ortaya çıkacak. Şu an trafik kaldırmıyor zaten.” dedi. A Blok'un yapmak istediği projeler • Su arıtma projesi • Veri güvenliği altyapısı • Çevre yolları düzenlemesi • Sağlıklı denetim planı • İzolasyon projesi • Solar enerji projesi Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/gunde-40-50-bin-ziyaretci-alan-perpa-muhatap-bulamiyor-haberi-350055
Perpa'nın Mucitleri
Yer çekimi kuvvetini kullanarak enerji üretiminden tutun, mıknatısla şifa veren takılara, hatta hırsızlara karşı ‘sis’ kullanan alarmlara kadar birçok icat İstanbul’un ünlü elektronik ticaret ve üretim merkezi Perpa’da geliştiriliyor. Mucitler kendi imkanlarıyla ürettikleri ve çok güvendikleri ürünlerini geniş kitlelere tanıtmak istiyor. Elektronik eşya üretimi ve satışı ile ünlü Şişli’nin büyük ticaret merkezi Perpa’da, buluş sahipleri tarafından Mucitler Derneği kuruldu. Derneğin en dikkat çeken mucitleri ile bir araya geldik. Yer çekimi kuvvetinden enerji üreten eski bir bakır tüccarı, mıknatıstan şifalı takı ve iç çamaşırları üreten emekli bir denizci, sis bombasından yola çıkarak kuyumcular için sis alarmı geliştiren emekli bir asker. İcatlarının hikayesini Karar’a anlattılar. YER ÇEKİMİNDEN ENERJİ Eski bakır tüccarı Faysal Memduhoğlu, 13 yıldır bedava enerji üretmek üzerine çalışıyor. İki yıl önce geliştirdiği yer çekiminden elektrik üreten makine ile nihai hedefine ulaşmış. Bir alternatöre bağlanan makinedeki demir çubuklar havaya kaldırılıp yere bırakıldıkça elektrik üretiyor. Memduhoğlu şimdi de yer çekim kuvvetinin avantajını tüm dünyaya göstermek için uğraşıyor. Memduhoğlu, çalışmalarını ‘gravity energy’ adı altında video paylaşım platformlarında anlatıyor. Yer çekiminin dinamosuz kullanılabilecek sınırsız bir enerji kaynağı olduğunu anlatan ‘Yerli Tesla’, keşfinin avantajlarını şu sözlerle anlatıyor: “Güneş enerjisinden 50 dönümde alınan enerjiyi ben bir dönümden alabiliyorum. Türkiye her yıl 75 milyar doları fosil yakıt kaynakları dahil enerji ithalatı için harcıyor. Oysa bu paranın tümü kasamızda kalabilir. Eğer devlet büyüklerimiz, belediyelerimiz arzu ederse İstanbul’a bile toplam 2 yılda yer çekimi enerji tribünü kurabilirim. Ayrıca bu sistemi rüzgar tribünlerine de uygulayabilirim.” HIRSIZA ‘SİSLİ ALARM’ ŞOKU Emekli Başçavuş Ali Çakmak ise hırsızların korkulu rüyası olacak bir buluşa imza atmış; sis alarmı. Sis bombasından esinlenerek geliştirdiği bu alarm, hırsızı tespit ettiği anda bas bas bağırmak yerine, odayı göz gözü görmez hale getiriyor. “Bu alarmı geliştirirken hırsızlarla bol bol konuştum ve sistemi ona göre şekillendirdim” diyen Çakmak, şöyle devam ediyor: “Normalde hiçbir alarm bir hırsıza engel olamaz. Alarm çalmaya başlasa bile hırsız üç dört dakikada çalacağını çalıp çeker gider. Ama oda sisle kaplandığında hırsız hiçbir şey göremez ve çalamaz. Mecburen de odadan çıkmak zorunda kalır.” Çakmak’ın diğer icatları arasında ‘kamyonlar için türkülü korna’ ve ‘engelliler için sensörlü klozet’ de yer alıyor. ELEKTROMANYETİK SALDIRIYA KARŞI MIKNATIS 20 yılını gemilerin bakım onarım departmanlarında geçiren emekli denizci Süleyman Selimoğlu, 10 yıldır da manyetik alan üzerine çalışıyor. Mıknatısın topraklama özelliğinden yola çıkarak ürettiği özel takı ve iç çamaşırlarının, onlarca rahatsızlığa iyi geldiğini iddia ediyor. Devamlı maruz kaldığımız elektromanyetik bombardımanın vücudumuzdaki manyetik alanı bozduğunu anlatan Selimoğlu, mıknatısın bu alanı yeniden düzenleme yeteneğine sahip olduğunu belirtiyor. Yorgunluk, baş dönmesi, kalp ritmi bozuklukları, sindirim sistemi problemleri, stres, depresyon ve uyku bozuklukları gibi onlarca rahatsızlığın, mıknatısın topraklama özelliğiyle giderilebileceğini ifade eden Selimoğlu, işin teknik kısmını ise şöyle anlatıyor: “Dünya üzerinde oksijeni sadece demir kabul edip taşır. Demir alyuvarlarımızda bulunduğu için oksijen taşıma görevi ona aittir. Fakat bu demir elektromanyetik alanlardan etkilenerek hapsolup sıkışır. O zaman da vücuda yeterli oksijen taşınamaz. Birçok hastalığın baş sebebi de zaten budur. Mıktanıs ile alyuvarlarda biriken elektronları serbest bırakarak demire, dolayısıyla da oksijene dolaşım özgürlüğü kazandırabilmek mümkün. İki kutuplu dünya nasıl ki içindeki tüm canlıları uzaydan gelen radyasyondan koruyorsa, üzerinizde taşıyacağınız bir mıknatıs da sizi elektromanyetik dalgalardan korur. Topraklanmanızı sağlar. Ara ara mıknatısı ıslatıp avuç içi ve ayak altınızda ya da ağrıyan yerlerinizde gezdirirseniz, etkisi daha da artacaktır. Ben 68 yaşında merdivenleri ikişer ikişer çıkabiliyorum. Çok az yiyip çok az uyuyarak gayet enerjik ve sağlıklıyım.” Kaynak: http://www.karar.com/gundem-haberleri/perpa-icat-cikariyor-86970
Bulgaristan’ın Türkiye’ye en yakın Kayak Merkezi : PAMPOROVO
Bulgaristan’ın Türkiye’ye en yakın Kayak Merkezi : PAMPOROVO Pamporovo, Bulgaristan’ın en önemli kayak merkezlerinden biri ve Türkiye’ye en yakın olanı. Ülkemizde Bansko ve Borovets kadar çok tanınmayan Pamporovo, 1960’lardan beri faaliyette ve konumundan dolayı aslında Türkiye’den ulaşımı çok kolay. Pamporovo, Rodop Dağları’nın ortasında, 1926 metre rakımlı Snejenka (Snezhanka) zirvesinin eteklerinde kurulu. Yılda 240 gün güneş alan, çığ ve fırtına ihtimali bulunmayan görece ılıman bir bölge olan Rodop Dağları’nda olduğundan kayakseverler için çok ideal bir destinasyon. Kış aylarında kar kalınlığı 2 metreye kadar çıkabilen Pamporovo’da tam 18 farklı kayak pisti var. Snejanka Zirvesi’nin etrafında konumlanan bu pistler farklı zorluk derecesinde. 37 km uzunluğunda alp disiplini, 25 km uzun kayaklı koşu pisti, snowboard sevenler için half-pipe pisti ve kızakla kaymak için Fun Park gibi pek çok farklı seçenek bulunuyor. Bulgaristan genelinde olduğu gibi Pamporovo’da fiyatlar oldukça uygun. Oteller Türkiye’deki kadar şatafatlı değil ama kayak merkezinde oldukça iyi konaklama seçenekleri var. Yemek veya gece kulübünde ödenen paraları Uludağ’la kıyaslamak zaten mümkün değil ama ‘İstanbul’da oturacağınıza gidin değişiklik olur’ desem hiç abartmış olmam. Ayrıca Türkiye’den araçla gidilebilecek kadar yakın olması da büyük bir avantaj. Kış tatili için Türkiye dışında bir yerde kayak yapmak isterseniz Pamporovo, Türkiye’ye de yakın olmasıyla oldukça ideal bir seçenek oluyor. İstanbul’da olanlar için bölge, araçla 7 saatlik bir mesafede bulunuyor. Diğer illerden gidecekseniz uçakla rahatça ulaşım da mümkün oluyor. Yeni yeni keşfedilmeye başlayan Pamporovo rahatça tatilinizi yapabileceğiniz, kayak ve diğer alternatif eğlence seçenekleriyle bol eğlenceli bir tatil seçeneği sunuyor. Temiz Havası ve Muhteşem Manzarası ile Pamporovo Snejanka zirvesinin eteklerinde bulunan Pamporovo, tertemiz havasıyla dinç hissetmenizi sağlıyor. Doğası oldukça güzel olan bu bölgede günler çoğunlukla güneşli oluyor. Ilıman bir havası olduğu için çığ, fırtına gibi tehlikeler bulunmuyor. Bölgede eksi iyonizasyon derecesi bir hayli yüksek. Bu nedenle Pamporovo havası solunum sistemi hastalıkları, sinir sistemi, metabolizmal hastalıklar için son derece uygun bir rehabilitasyon oluyor. Pamporovo Kayak Merkezi'nde günlerin çoğunlukla güneşli olması karlı, parlak ve göz alıcı bir dağ manzarası sunuyor. Doğayla iç içe olmayı sevenler için oldukça güzel bir dağ manzarasına sahip olan bölgede. Snejanka tepesinden Ege Denizi'ni görmek muazzam bir keyif veriyor. Kayak Alanları Pamporovo‘da toplamda 18 tane pist bulunuyor. Bu pistler zorluk derecesine göre farklı renklere ayrılıyor. Yeni öğrenenler için yeşil olan pistler kullanılıyor. Özellikle daha önce kayak deneyimi yaşamamış, yeni öğrenecek olanlar için Pamporovo Kayak Merkezi oldukça uygun bir tercih oluyor. Orta seviyedeki kayak tutkunları için kırmızı pistler kullanılıyor. Profesyoneller için ise zor olan siyah pist kullanılıyor. Pistlerin bu şekilde gruplandırılması hem yeni öğrenenler hem de profesyoneller için oldukça rahat bir ortam yaratıyor. Ekstrem kayakçılar ve snowboardçular için de Fun Park kullanılıyor. Modern Teleferik tesisleri de kayak merkezi içinde gideceğiniz yere rahatça ulaşmanızı sağlıyor. Kayak yapabilmeniz için özelikle kayak takımı ya da kıyafetleri almak zorunda değilsiniz. Oldukça uygun fiyatlarla kiralayabilirsiniz. Kayak bilmeyenler için uzman hocalar da eğitim veriyor. Nasıl Gidilir? İstanbul'a 6-7 saat uzaklıkta olan Pamporovo'ya aracınızla giderken Bulgaristan girişinde araç pulu almanız ve aracınız için yeşil sigorta yaptırmanız gerekiyor. THY ve diğer hava yolu firmalarıyla Sofya'ya kadar gidilebiliyor. Sofya'dan taksiyle ya da kayak merkezine giden otobüslerle ise 3 saat gibi bir sürede kayak merkezine ulaşılabiliyor. Eğer aracınızla gidecekseniz Bulgaristan'da gün içinde araç farlarınızın sürekli açık olması gerekiyor. İstanbul'dan Kapıkule'ye ve Bulgaristan'a giriş yapıp Svilengrad, Harmanlı, Haskovo, Popovitsa, Asenovgrad, Chepelare'den geçip Pamporovo'ya ulaşılıyor. Kayak merkezi ile Pamporovo arasında 2-3 km mesafe var. Merkezden Kayak merkezine ücretsiz otobüsler ile gidiliyor. Ne Yenir? Pamporovo'da kayak keyfinin ardından Bulgaristan'ın meşhur yemeklerinden biri olan çevirme oldukça lezzetli bir seçenek oluyor. Tavşan ve kuzu etinden yapılan yöresel yemeklerinin yanında bölgenin enfes şarapları da çok beğeniliyor. Türkiye'deki meyhanelerin Bulgaristan'daki adı Taverna'dır. Tavernalarda kaşkaval paneleri, fasulye çorbaları ve kapamaları tercih ediliyor. Pamporovo'da fiyatlar da Türkiye'ye göre oldukça uygun. Bulgaristan'da paranızı Leva para birimine çevirirseniz ödemeleriniz konusunda sıkıntı yaşamazsınız. Pamporovo'da Görülmesi Gereken Diğer Yerler Pamporovo Rodop Dağları'nın sunduğu eşsiz güzelliklerin yanında tarihi yapıları ve doğal jeolojik oluşumlarıyla da hayranlık uyandırıyor. Stoykite Kasabası ve Pitoresk Orfeus Kayaları sizi ruhen çok eski zamanlara götürüyor. Antik şehir Chepelare'ya yakın olan Bachkovo Manastırı da mutlaka görülmesi tavsiye edilen yerlerden oluyor. Simolyan Şiroka Lika kasabası geleneksel olan yapısıyla koruma altına alınan ve Pamporovo'ya gelip görülmesi elzem olan yerlerden biri olarak tavsiye ediliyor. Bölgedeki dar sokaklar ve Arnavut kaldırımlarıyla döşenmiş yollar size çok eskilerden kalma muhteşem bir his veriyor.
Mesut YILMAZ'ın oğlu Yavuz YILMAZ hayatını kaybetti.
Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın büyük oğlu Mehmet Yavuz Yılmaz Beykoz'daki evinde yatağında ölü bulundu. Yılmaz'ın intihar ettiği öne sürülüyor. 38 yaşındaki Yavuz Yılmaz'ın Beykoz'daki evinde yatağında ölü bulunduğu belirtiliyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre Yılmaz'ın silahla vurulmuş halde bulunması üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis olayın intihar olma olasılığını değerlendiriyor. Ailesinden alınan bilgilere göre Mehmet Yavuz Yılmaz'ın bir silahı olmadığı belirtildi. Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın oğlunun ölüm haberini aldığı sırada yurt dışında olduğu ve acilen Türkiye'ye hareket etmek için hazırlandığı bildirildi. Yavuz Yılmaz'ın ölüm nedenine dair incelemelerse sürüyor.
İTO Başkanı İbrahim Çağlar Hayatını Kaybetti
İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar, dün gece geçirdiği kalp krizi sonrasında hayatını kaybetti. Gece saat 01:30 sıralarında evinde kalp krizi geçiren İbrahim Çağlar hastaneye kaldırıldı. Çağlar, hastanede tüm müdahalelere karşı saat 05:30 gibi hayatını kaybetti. Perpa Ticaret Merkezi olarak, Kendisine Allah'tan Rahmet, Ailesi, Yakınları, Sevenleri ve Tüm İş Camiasına Baş Sağlığı diliyoruz. İbrahim Çağlar'ın cenazesi yarın (12 Aralık 2017 Salı Günü) Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde kılınacak ikindi namazına müteakip, Sahrayıcedid Aile Kabristanı'na defnedilecektir. İbrahim Çağlar Kimdir? 1960 yılında İstanbul, Erenköy’de doğan İbrahim Çağlar, baba tarafından aslen Konya-Kadınhanlı’dır. Kökleri müteşebbis bir aileye dayanan Çağlar’ın anne tarafından dedesi Hasan Şevki Efendi Cumhuriyet öncesi II. Abdülhamid Han döneminde Hazine-i Humayun'da görev yapmıştır. (Çağların tesbih merakı ve kolleksiyonu kendisine dedesinden yadigar kalmıştır) Cumhuriyet sonrası ise genç Türkiye’nin ilk milli kolonya fabrikasını kurmuştur. Çağlar’ın baba tarafından dedesi Sıtkı Çağlar ise, ticarete konu olabilecek her ürünün ticaretini yapar, özellikle Konya’dan diğer şehirlere giderek mal değiş tokuşu ile ticaret hayatını devam ettirirken, 1950’li yıllarda İtalyanlardan aldığı teknoloji ile İstanbul, Topkapı’da iplik fabrikası kurar. Sıtkı Bey aynı zamanda, Hacı Sabancı'nın Adana’da kuracağı fabrikaya da danışmanlık hizmeti verir. Bu vizyonla da oğlu Cenap Çağlar’ı (İbrahim Çağlar'ın babası) Avusturya Lisesinde okutur. Cenap Çağlar da okul sonrasında iplik ticareti ve müteahhitlikle ilgilenir. Ticaretle yoğrulan bir ailede yetişen İbrahim Çağlar 7 yaşından itibaren yazları kendi isteğiyle eniştesinin yanında çalışmaya başladı. İlkokuldan sonra Güneş Kolejinde eğitim gören Çağlar, lisede gönlünde yatan aslanın peşinden giderek Ticaret Lisesi’ne kayıt oldu. 1977 yılında liseden mezun olan Çağlar ilk şirketi olan Nurtop A.Ş.’yi müteakiben kurmuş ve iş hayatına atılmıştır. 18 yaşında başladığı ticaret hayatını bugün tekstil, enerji, inşaat ve telekomünikasyon sektörlerinde yurtiçi ve yurtdışı yatırımlarıyla devam ettiren Çağlar, aynı zamanda sosyal hayatta, çeşitli vakıflarda aldığı görevlerle de ön plana çıkmıştır. Çağlar, TOBB Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu üyeliği, TEPAV Mütevelli Heyeti üyeliği, Darülaceze Mütevelli Heyeti üyeliği, Marmara Grubu Vakfı Stratejik ve Sosyal Araştırmalar, Mütevelli Heyet ve Akademik Konsey üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Vakıfların dışında AK Parti ve MÜSİAD Kurucu Üyesi olan Çağlar, Mayıs 2005 - Mayıs 2009 yılları arasında TOBB Yönetim Kurulu Sayman üyeliği ve aynı tarihlerde TSE Yönetim Kurulu üyeliği yaparken, 2006-2012 yılları arasında DEİK Yönetim Kurulu üyeliği ve 2003-2006 seneleri arasında da İTHİB yönetim kurulu üyeliğini yürütmüştür. İstanbul Ticaret Odası’nda 1999 yılında Meclis üyeliği ile göreve başlayan Çağlar, 2004-2009 yılları arasında İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olmuştur. 2009-2013 yılları arasında İTO Meclis Başkanlığı, 2013 yılından itibaren ise İTO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Çağlar, aynı zamanda 2012 yılından itibaren Enerji Verimliliği Derneği Genel Başkanıdır. Yoğun iş hayatı, sivil toplum kuruluşlarında ve vakıflardaki görevlerinden arda kalan zamanlarda ise atıcılık, yüzme ve tenis sporları ile ilgilenmektedir. İbrahim Çağlar evli ve 2 çocuk babasıdır.
Fiberli Yeni Fabrikası Açıldı
Perpa'nın en önemli fiber aydınlatma firmalarından FİBERLİ'nin yeni fabrkası açıldı. Yeni fabrikanın açılışını PSL Elektronik ortaklarından Persiad yönetim kurulu üyesi Tufan Özkol yaptı Açılışa Persiad Başkanı Hasan Akdemir, Yönetim Kurulu Üyesi Nuran Beşik katıldılar. İşlerinin yoğunlundan dolayı açılışa katılamayan Perpa A Blok Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sezgin, açılışa çelenk göndererek yeni fabrikanın hayırlı olmasını diledi https://www.fiberli.com.tr
Tesla Dünya'nın En Büyük Lityum İyon Pilini Çalıştırdı
Dünyanın en büyük lityum-iyon pili, Güney Avustralya'daki şebekeye elektrik dağıtmaya başladı. Tesla'nın inşa ettiği 100 megavatlık pil, resmi olarak Cuma günü aktive edildi. Bölgede havanın çok sıcak olmasından ötürü pil Perşembe günü de çalıştırılarak bir miktar enerji ihtiyacını karşılamıştı. Güney Avustralya'da özellikle yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla ciddi elektrik sıkıntısı yaşanıyor. Fransız enerji şirketi Neoen'in işlettiği bir rüzgar enerji santraline bağlı olan pil, Jamestown'da bulunuyor. Pil olası bir elektrik kesintisi durumunda tek başına 30 bin hanenin bir saatlik elektrik ihtiyacını karşılayabiliyor, ancak daha çok mevcut elektrik kaynaklarını desteklemek ve dengelemek için kullanılacak. Güney Avustralya eyaleti Başbakanı Jay Weatherill, Temmuz ayında yaptığı açıklamada "Bu pil yenilenebilir enerjinin depolanma şeklini tamamen değiştirecek. Aynı zamanda Güney Avustralya'daki elektrik şebekesini dengeleyerek fiyatları düşürecek" demişti. Musk: 100 günde tamamlanmazsa para almayacağım Tesla'nın inşa ettiği dev pilin hikayesi, Avustralyalı teknoloji girişimcisi Mike Cannon-Brookes'un Twitter üzerinden Tesla'nın kurucularından Elon Musk'a meydan okumasıyla başlamıştı. Cannon-Brookes, Mart ayında Musk'a Güney Avustralya'nın elektrik sorununu gerçekten çözmeyi isteyip istemediğini sordu. Musk ise projenin onaylanma tarihinden itibaren 100 gün içinde pili inşa edip, yaz başlamadan çalışır hale getirme sözü verdi. Hatta Musk, pil bu süre içinde bitmezse Avustralya'dan para almayacaklarını söyledi. Projeye onay 30 Eylül'de çıktı. Tesla pilin inşasını yaklaşık 60 günde tamamladı. Musk inşa ettikleri pilin, en yakın rakibinden üç kat daha güçlü olduğunu belirtti. Güney Avustralya elektriğini rüzgar enerjisi ve kömürle çalışan santrallerden sağlıyor. Mevcut elektrik şebekesi, özellikle çok sıcak geçen yaz aylarında talebi karşılamakta zorlanıyor. Elektrikli araba üreticisi Tesla, pil üretiminde de ciddi yatırımlar yapıyor. Kaynak: https://www.fizikist.com/tesla-dunyanin-en-buyuk-lityum-iyon-pilini-calistirdi/
Otobüslerde yeni dönem başlıyor
Otobüslerde yeni dönem başlıyor, Google düğmeye bastı! Türkiye de dahil olmak üzere otobüslerde yeni dönem başlıyor. Google otobüse binenler için bomba özelliğini resmen duyurdu! Google Maps’ın geliştiricileri çok kullanışlı yeni bir özelliği popüler harita uygulamasına getirmeye hazırlanıyor. Bu yeni özellik sayesinde toplu taşıma araçlarında yolculuk yaparken, uygulama hangi durakta inmeniz gerektiğini hatırlatacak. Sanki dijital otomobil asistanları gibi, ancak bu sefer toplu taşıma araçları için geliştirilmiş bu özellik sayesinde tek yapmanız gereken nereden nereye gitmek istediğinizi uygulamaya belirtmek. Ardından uygulama hangi tren, metro, otobüs veya tramvay ve hangi durakları kullanmanız gerektiği konusunda size yardımcı olacak. Uygulama bu uyarı bildirimlerini kilit ekranından da size gösterebilecek, bu sayede durak kaçırma riskiniz de azalmış olacak. Yolculuğunuzun ileriki adımlarını inceleyip hazırlanabilir ya da değişiklikler yapabileceksiniz. Google Haritalar’da ilerleyen haftalarda bu özellik tüm kullanıcılarına sunulacak.
Trump’ın Kudüs Kararını Kınıyoruz
ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma ve Tel-Aviv’deki Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını kabul edilemez buluyor ve kınıyoruz. Kudüs üç semavi dinin ortak mabedi ve barışın sembolüdür. Alınan bu yanlış kararın bölgede tansiyonu daha da yükeslteceğinden endişe duyuyor ve bir an önce düzeltilmesini bekliyoruz.
Dünya Kadın Hakları Gününüz Kutlu Olsun
5 Aralık Kadın Hakları Günü kutlu olsun! Nedir, ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? Kadınlara hangi haklar tanındı? Bugün 5 Aralık Kadın Hakları Günü. Biz de tüm kadınlarımızın bu özel gününü kutluyoruz. Peki 5 Aralık Kadın Hakları Günü ne zaman ortaya çıktı? Bu özel güne bağlı olarak kadına hangi haklar tanındı? İşte ayrıntılar... Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi hangi tarihe dayanıyor? Kadınlar önce Belediye Seçimleri’ne daha sonra da seçme ve seçilme hakkına sahip oldular. İşte bu hakların kazanıldığı tarihler ve günün anlam ve önemine dair ayrıntılar… TÜRKİYE’DE KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASI Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkının Tanınması, 1930'larda, Türkiye'de kadınların siyasi haklarını kazanması için gerekli yasaların çıkarılmasını ifade eder. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimleri'nden birisidir. 1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934'de Anayasa ve Seçim Kanunu'nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı. BELEDİYE SEÇİMLERİNDE SEÇME VE SEÇİLME HAKKI Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı 3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu’nun kabul edilmesiyle tanındı. KADINLARIN KATILDIĞI İLK BELEDİYE SEÇİMLERİ Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. Seçimler, Eylül başından Ekim'in 20'sine kadar sürdü. Şehir meclislerine girebilen kadınlar arasında İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)'nın iki kadın adayı olan Hasane Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile, İstanbul seçimlerinde CHF adayı olan Rana Sani Yaver (Eminönü), Seniye İsmail Hanım (Beykoz), Ayşe Remzi Hanım (Beyoğlu), Nakiye (Beyoğlu), Latife Bekir (Beyoğlu) Hanımlar vardır. MUHTAR SEÇME VE SEÇİLME HAKKI Köy Kanunu’nun 20. Maddesinin değiştirilmesine dair 26 Ekim 1933 tarihli ve 2329 sayılı kanunun çıkarılmasıyla; kadınların köy muhtar ve heyetlerine seçilme hakkı tanındı. İLK KADIN MUHTARIN SEÇİMİ Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde (Bugünkü Karpuzlu ilçesi) yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın muhtarı oldu. MİLLETVEKİLİ SEÇME VE SEÇİLME HAKKI Türkiye'deki kadınlar milletvekili olabilmek için ilk adımı 1923'te atmışlardı. Bu adım, kadınların 1923 yılında Nezihe Muhiddin önderliğinde ilk kadın partisi “Kadınlar Halk Fırkası”nı kurma isteğidir. Fakat 1909 Seçim Kanunu sebebiyle bu parti kurma girişimi, Kadınlar Halk Fırkası'nın Türk Kadınlar Birliği adlı derneğe dönüşmesi ile sonuçlanmıştı. 1924 anayasası hazırlanırken kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olması gündeme geldi ancak TBMM genel kurulunda bu hakların yalnızca erkeklere tanınması fikri ağır bastığından kadınlar siyasal haklar sağlayamadılar. Gerekli yasal değişiklik 1934 yılında Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin sunduğu Anayasa ve Seçim Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa önerisi sonucu gerçekleşti. Öneri, 5 Aralık 1934'te Mecliste görüşüldü. Yapılan oylamada, 317 üyeli Meclis’te, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edildi. Anayasanın 10. ve 11. Maddeleri değiştirilerek her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verildi. Bu anayasa değişiklikleri çerçevesinde İntibah-ı Mebusan Kanunu (Milletvekili Seçimi Kanunu)'nda 11 Aralık 1934'de yapılan değişiklikler sonucu anayasada tanınan haklar seçim kanunuyla da düzenlendi. Yasanın çıkmasının ardından 7 Aralık 1934'te, Türk Kadınlar Birliği İstanbul'da Beyazıt Meydanı'nda büyük bir kutlama mitingi ve Beyazıt'tan Taksim'e bir yürüyüş düzenledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya Perpa'yı Ziyaret Etti
AKP Ar-Ge'den sorumlu genel başkan yardımcısı ve İstanbul 2. bölge milletvekili adayı Fatma Betül Sayan Kaya, Perpa A Blok yönetimini ziyaret etti. Başkan Hasan Sezgin ve yönetim kurulu üyeleri Kaya'yı makamında ağırladılar.
Reklamlar
Duyurular